Vincent van Gogh: Yaşarken Değeri Bilinmeyen Dahi

“Kalbinde ne olduğunu söylemek için resim yapıyorum.” — Vincent van Gogh, Theo’ya mektubundan

Vincent van Gogh, sanat tarihinin en tanınan ressamı. Oysa resim yapmaya 27 yaşında başladı, yalnızca on yıl çalıştı ve yaşarken neredeyse hiç tablo satamadı. Bugün Yıldızlı Gece ve Ayçiçekleri dünyanın her yerinde tanınıyor.

Kardeşi Theo’ya yazdığı yüzlerce mektup sayesinde, hayatını ve düşüncelerini başka hiçbir ressamda olmadığı kadar ayrıntılı biliyoruz. Bu yazıda önce Van Gogh’un hayatını, sonra en önemli eserlerini ve onlara bakarken nelere dikkat etmek gerektiğini anlatıyorum.

Vincent van Gogh kimdir?

Vincent van Gogh'un gri keçe şapkalı otoportresi
Vincent van Gogh, Gri Keçe Şapkalı Otoportre, 1887. Van Gogh Müzesi, Amsterdam.

Ressam olmadan önce

Vincent Willem van Gogh, 30 Mart 1853’te Hollanda’nın Zundert kasabasında, bir papazın oğlu olarak doğdu. 16 yaşında amcasının ortağı olduğu Goupil sanat galerisinde çalışmaya başladı; Lahey, Londra ve Paris’te yıllarca sanat eseri sattı. İşten çıkarıldıktan sonra İngiltere’de öğretmenlik, Hollanda’da kitapçılık yaptı, ilahiyat okumaya çalıştı.

1879’da Belçika’nın yoksul maden bölgesi Borinage’da vaiz olarak çalıştı; madencilerle aynı koşullarda yaşayınca kilise onu görevden aldı. Bu yıllarda çizim yapmaya başladı ve 1880’de, 27 yaşında ressam olmaya karar verdi.

Hollanda yılları

Brüksel, Etten, Lahey ve Nuenen’de çalıştı. Bu dönemin resimleri koyu renkli; konuları köylüler, dokumacılar ve tarla işçileri. 1885’te yaptığı Patates Yiyenler ilk büyük eseri sayılır. Bütün bu yıllarda geçimini, sanat taciri olan kardeşi Theo’nun gönderdiği parayla sağladı.

Paris: renklerin keşfi

1886’da Theo’nun yanına, Paris’e taşındı. İki yıl içinde her şey değişti: Monet ve Pissarro gibi İzlenimcilerin resimlerini gördü, Seurat‘nın noktacılığını denedi, Japon baskılarını topladı ve Toulouse-Lautrec ile Gauguin‘i tanıdı. Paleti birden aydınlandı.

Arles ve Sarı Ev

Şubat 1888’de Güney Fransa’daki Arles’a gitti. Burada bir sanatçı topluluğu kurmayı hayal ediyordu; tuttuğu Sarı Ev‘i bu amaçla düzenledi ve misafir odası için Ayçiçekleri’ni yaptı. Ekim’de Gauguin geldi, iki ay birlikte çalıştılar. Ama tartışmaları büyüdü ve 23 Aralık 1888 gecesi Van Gogh kendi kulağının bir kısmını kesti. Gauguin ertesi gün Arles’tan ayrıldı.

Saint-Rémy ve Auvers

Mayıs 1889’da kendi isteğiyle Saint-Rémy’deki akıl hastanesine yatırıldı. Bir yıl boyunca burada, kimi zaman bahçede kimi zaman odasından, sürekli resim yaptı; Yıldızlı Gece bu dönemin eseri. Mayıs 1890’da Paris yakınlarındaki Auvers-sur-Oise’a taşındı ve sanatçı dostu doktor Paul Gachet’nin gözetiminde çalıştı. Son yetmiş günde yetmişten fazla tablo yaptı.

27 Temmuz 1890’da göğsünden vuruldu; iki gün sonra, 29 Temmuz’da kardeşi Theo’nun yanında öldü. 37 yaşındaydı. Theo altı ay sonra hayatını kaybetti; ikisi Auvers’te yan yana yatıyor.

Ölümünden sonra

Van Gogh’un dünyaca tanınmasında Theo’nun eşi Jo van Gogh-Bonger‘in payı büyük. Elinde kalan yüzlerce tabloyu sergiletti, mektupları yayımladı ve ressamın hikayesini duyurdu. Bugün Amsterdam’daki Van Gogh Müzesi, ailenin koleksiyonu üzerine kurulu.

Van Gogh’un sanat anlayışı

Renk ve duygu

Van Gogh rengi gördüğü gibi değil, hissettiği gibi kullandı. Theo’ya yazdığı mektuplarda, iki insanın arasındaki sevgiyi iki tamamlayıcı rengin yan yana gelmesiyle anlatmaya çalıştığını yazar. Sarı ile mavi, kırmızı ile yeşil arasındaki gerilim resimlerinin duygusal gücünün kaynağı.

Fırça darbesi

Kalın, belirgin, çoğu zaman boyayı doğrudan tüpten sıkarak yaptığı fırça darbeleri resimlerine dokunulabilir bir yüzey kazandırıyor. Gökyüzü kıvrılıyor, buğday tarlası dalgalanıyor, servi ağacı alev gibi yükseliyor. Bu enerji, sonraki Ekspresyonistlerin çıkış noktası oldu.

Vincent van Gogh’un en önemli 10 eseri

1. Patates Yiyenler (1885)

Van Gogh'un Patates Yiyenler tablosu: lambanın altında yemek yiyen beş köylü
Vincent van Gogh, Patates Yiyenler, 1885. Van Gogh Müzesi, Amsterdam.

Nerede: Van Gogh Müzesi, Amsterdam

Karanlık bir odada, bir lambanın altında patates yiyen beş köylü. Van Gogh’un Hollanda dönemindeki en iddialı eseri.

Bu eserde neye bakmalı? Ellere. Van Gogh bu resimde, yemeği yiyen ellerin aynı zamanda toprağı kazan eller olduğunu göstermek istediğini yazmıştı. Renkler koyu ve topraksı; birkaç yıl sonraki parlak paletle karşılaştırınca değişimin büyüklüğü daha da şaşırtıcı.

2. Sarı Ev (1888)

Van Gogh'un Sarı Ev tablosu: Arles'taki sarı boyalı ev ve derin mavi gökyüzü
Vincent van Gogh, Sarı Ev, 1888. Van Gogh Müzesi, Amsterdam.

Nerede: Van Gogh Müzesi, Amsterdam

Arles’ta kiraladığı, sanatçı dostlarıyla birlikte yaşamayı hayal ettiği evin resmi. Ev 1944’te bombardımanda yıkıldı.

Bu eserde neye bakmalı? Gökyüzünün maviliğine. Duvarların sarısı ile gökyüzünün derin mavisi birbirini tam karşıdan dengeliyor. Van Gogh’un Güney’de bulduğu ışık bu iki renkte özetlenmiş durumda.

3. Ayçiçekleri serisi (1888–1889)

Van Gogh'un Ayçiçekleri tablosu: vazoda açmış ve solmuş ayçiçekleri
Vincent van Gogh, Ayçiçekleri, 1888. National Gallery, Londra.

Nerede: National Gallery (Londra), Van Gogh Müzesi (Amsterdam), Neue Pinakothek (Münih) ve başka müzeler

Gauguin’in odasını süslemek için yapılan, vazodaki ayçiçeklerini gösteren tablolar. Van Gogh bu konuyu birkaç kez yeniden çalıştı.

Bu eserde neye bakmalı? Sarının tonlarına. Çiçekler, vazo, masa ve arka plan hemen hemen aynı renkten; resim neredeyse tek bir renkle kurulmuş. Bazı çiçekler açmış, bazıları solmuş: aynı tabloda hayatın bütün evreleri var.

4. Arles’daki Yatak Odası (1888)

Van Gogh'un Arles'daki Yatak Odası tablosu: ahşap yatak, iki sandalye ve duvardaki resimler
Vincent van Gogh, Arles’daki Yatak Odası, 1888. Van Gogh Müzesi, Amsterdam.

Nerede: Van Gogh Müzesi (Amsterdam), Art Institute of Chicago, Musée d’Orsay (Paris)

Sarı Ev’deki kendi odası. Van Gogh bu resmi üç kez yaptı; üç versiyon bugün üç ayrı müzede.

Bu eserde neye bakmalı? Perspektifin eğriliğine. Zemin yükseliyor, duvarlar birbirine paralel değil. Van Gogh bu resimle dinlenme ve huzur duygusu vermek istediğini yazmıştı; ama oda tuhaf biçimde huzursuz görünüyor.

5. Gece Kafe Terası (1888)

Van Gogh'un Gece Kafe Terası tablosu: sarı ışıklı kafe ve yıldızlı mavi gökyüzü
Vincent van Gogh, Gece Kafe Terası, 1888. Kröller-Müller Museum, Otterlo.

Nerede: Kröller-Müller Museum, Otterlo

Arles’ta bir meydandaki kafenin gece görünümü. Van Gogh’un siyah kullanmadan yaptığı ilk gece resimlerinden biri.

Bu eserde neye bakmalı? Gökyüzündeki yıldızlara. Gece siyahla değil, koyu mavi ve yeşille boyanmış; kafenin sarısı bu soğuk gökyüzünün içinde parlıyor. Van Gogh bu tabloyu doğrudan meydanda, gece çalışarak yaptı.

6. Bandajlı Kulakla Otoportre (1889)

Van Gogh'un bandajlı kulakla otoportresi: kürk şapkalı ressam ve arkadaki Japon baskısı
Vincent van Gogh, Bandajlı Kulakla Otoportre, 1889. Courtauld Gallery, Londra.

Nerede: Courtauld Gallery, Londra

Kulağını kestikten sonra yaptığı otoportrelerden biri. Arkasında bir Japon baskısı ve boş bir tuval görünüyor.

Bu eserde neye bakmalı? Bakışa. Yüz sakin, neredeyse ifadesiz; asıl duygu renklerde. Arkadaki boş tuval, olaydan sonra yeniden çalışmaya başladığının işareti olarak okunur.

7. Yıldızlı Gece (1889)

Van Gogh'un Yıldızlı Gece tablosu: dönen gökyüzü, servi ağacı ve uyuyan köy
Vincent van Gogh, Yıldızlı Gece, 1889. MoMA, New York.

Nerede: MoMA, New York

Saint-Rémy’deki hastanenin penceresinden gördüğü manzaranın hayal gücüyle birleştirilmiş hali. Van Gogh’un en ünlü eseri.

Bu eserde neye bakmalı? Gökyüzündeki kıvrımlara ve soldaki serviye. Köy sakin ve düz çizgilerle kurulmuş; gökyüzü ise dönen bir girdap. Servi ağacı ikisini birbirine bağlıyor. Van Gogh bu resmi gündüz, hafızasından çalıştı.

Bu eserin hikayesini, ayrıntılarını ve nerede görülebileceğini Yıldızlı Gece yazımda anlattım.

8. Badem Çiçekleri (1890)

Van Gogh'un Badem Çiçekleri tablosu: turkuaz gökyüzü önünde çiçek açmış badem dalları
Vincent van Gogh, Badem Çiçekleri, 1890. Van Gogh Müzesi, Amsterdam.

Nerede: Van Gogh Müzesi, Amsterdam

Theo’nun oğlu doğduğunda, yeğenine armağan olarak yapıldı; bebeğe de Vincent adı verilmişti.

Bu eserde neye bakmalı? Kompozisyonun düzenine. Dallar tuvalin kenarlarından içeri giriyor, arka plan ise düz turkuaz bir yüzey. Japon baskılarının etkisi en açık bu resimde. Van Gogh’un en umutlu, en dingin eseri.

9. Doktor Gachet’nin Portresi (1890)

Van Gogh'un Doktor Gachet Portresi: elini başına dayamış, hüzünlü bakışlı doktor
Vincent van Gogh, Doktor Gachet’nin Portresi, 1890. Musée d’Orsay, Paris.

Nerede: Musée d’Orsay (ikinci versiyon), Paris

Auvers’te kendisine bakan doktorun portresi. Masada yüksükotu dalı var; doktorun uzmanlık alanına bir gönderme.

Bu eserde neye bakmalı? Yüzdeki ifadeye. Van Gogh bu portreyi, çağımızın hüzünlü ifadesini taşıyan bir yüz olarak tanımlamıştı. Mavi tonlar ve dalgalı fırça darbeleri, dış görünüşten çok ruh halini anlatıyor. Birinci versiyonu 1990’da rekor bir fiyata satıldıktan sonra kayboldu.

10. Kargalı Buğday Tarlası (1890)

Van Gogh'un Kargalı Buğday Tarlası tablosu: sarı tarla üzerinde uçan kara kargalar
Vincent van Gogh, Kargalı Buğday Tarlası, 1890. Van Gogh Müzesi, Amsterdam.

Nerede: Van Gogh Müzesi, Amsterdam

Ölümünden birkaç hafta önce yapılan, altın sarısı buğday tarlasının üzerinde kara kargalar uçan tablo.

Bu eserde neye bakmalı? Üç yola. Tarlanın içinden geçen yollar hiçbir yere varmadan kesiliyor. Bu resmin onun son eseri olduğu sık sık söylenir; araştırmalar son tablonun başka bir çalışma olduğunu gösteriyor. Yine de resmin gerilimi, bu yorumun neden bu kadar yaygınlaştığını açıklıyor.

Van Gogh hakkında filmler

Van Gogh, sinemanın en çok ilgilendiği ressam. Hangi filmden başlamanız gerektiğini ve her birinin gerçeğe ne kadar sadık kaldığını Van Gogh filmleri ve belgeselleri yazımda anlattım. Diğer ressamların hayatını anlatan filmler için Sanat Filmleri bölümüne bakabilirsiniz.

Van Gogh’un eserlerini nerede görebilirsiniz?

Amsterdam’daki Van Gogh Müzesi dünyanın en büyük koleksiyonuna sahip: 200’den fazla tablo, yüzlerce çizim ve mektuplar. Otterlo’daki Kröller-Müller Museum ikinci büyük koleksiyon; ikisi birlikte bir Hollanda gezisinin omurgasını oluşturabilir.

New York’taki MoMA (Yıldızlı Gece), Paris’teki Musée d’Orsay, Londra’daki National Gallery ve The Met önemli eserlerine sahip. Fransa’da Arles, Saint-Rémy ve Auvers-sur-Oise’ta ise resimlerinin yapıldığı yerleri yerinde görebilirsiniz.

Vincent van Gogh hakkında merak edilenler

Van Gogh kulağını neden kesti?

23 Aralık 1888’de, Gauguin ile aralarındaki gerginliğin doruğa çıktığı bir gecede kendi kulağının bir kısmını kesti. Nedeni tam olarak bilinmiyor; Gauguin’in Arles’tan ayrılacağını söylemesi, uzun süredir devam eden ruhsal bunalımı ve yoğun alkol kullanımı birlikte değerlendiriliyor. Kulağın tamamının mı yoksa bir bölümünün mü kesildiği de kaynaklarda farklı aktarılıyor.

Van Gogh yaşarken hiç tablo satamadı mı?

Bu, en çok tekrarlanan efsanelerden biri. Van Gogh yaşarken çok az eser sattı, ama hiç satmadı demek doğru değil. Belgelenmiş en bilinen satış, 1890’da sergilenen ve satılan Kırmızı Bağ tablosu. Ayrıca kardeşi Theo aracılığıyla birkaç çalışması daha el değiştirdi.

Van Gogh’un hastalığı neydi?

Kesin bir tanı yok. Yaşadığı nöbetler ve dönemler için epilepsi, iki uçlu bozukluk, kurşun zehirlenmesi ve absent kullanımının etkisi gibi birçok görüş öne sürüldü. Bugün araştırmacılar tek bir nedenden çok, birkaç etkenin bir arada olabileceğini düşünüyor.

Van Gogh kaç eser yaptı?

Yaklaşık on yıllık kariyerinde 2.000’den fazla eser ürettiği kabul ediliyor; bunların yaklaşık 860’ı yağlıboya tablo. Yani ortalama her iki günde bir eser tamamlamış.

Yıldızlı Gece gerçekten gördüğü manzara mı?

Kısmen. Saint-Rémy’deki odasının penceresinden görünen tepeleri ve gökyüzünü temel aldı, ama resmi gündüz ve hafızasından çalıştı. Öndeki köy ve kilise kulesi manzarada yok; büyük olasılıkla Hollanda anılarından geliyor.

Kısaca Vincent van Gogh

Doğum30 Mart 1853, Zundert (Hollanda)
Ölüm29 Temmuz 1890, Auvers-sur-Oise (Fransa)
AkımPost-Empresyonizm
Kariyeri1880–1890, yaklaşık on yıl
Eser sayısı2.000’den fazla; yaklaşık 860 yağlıboya
En yakın destekçisiKardeşi Theo van Gogh
En ünlü eserleriYıldızlı Gece (1889), Ayçiçekleri (1888)
Diğer önemli eserleriPatates Yiyenler, Arles’daki Yatak Odası, Gece Kafe Terası, Badem Çiçekleri
En büyük koleksiyonVan Gogh Müzesi, Amsterdam

Van Gogh’un hikayesi çoğu zaman acısıyla anlatılıyor; oysa mektuplarını okuyunca asıl görülen şey inanılmaz bir çalışma disiplini ve öğrenme isteği. On yılda, sıfırdan başlayıp resmin yönünü değiştirdi. Ayçiçeklerinin önünde durunca acıdan çok, hayata duyulan inatçı bir sevgi görüyorum.

Van Gogh’un Arles’ta birlikte çalıştığı Paul Gauguin, Paris’te tanıdığı Toulouse-Lautrec ve Camille Pissarro yazılarıma, diğer ressamlar için Ressamlar sayfasına, sanat akımları için Sanat Tarihi Dönemleri sayfasına bakabilirsiniz. Empresyonist ressamları ne kadar tanıdığınızı merak ediyorsanız Empresyonist ve Realist ressamlar testim sizi bekliyor.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir