Edgar Degas: Balerinlerin ve Hareketin Ressamı
“Sanat, gördüğün şey değildir; başkalarına gösterdiğin şeydir.” — Edgar Degas
Edgar Degas, balerinleriyle tanınan ama İzlenimci sayılmayı hiç kabul etmeyen ressam. Açık havada, ışığın peşinde koşan arkadaşlarının aksine o atölyede, hafızasından ve yüzlerce çizimden yararlanarak çalıştı.
Konusu doğa değil, modern şehirdi: opera sahneleri, prova salonları, çamaşırhaneler, kafeler ve hipodromlar. Bu yazıda önce Degas’nın hayatını, sonra en önemli eserlerini ve onlara bakarken nelere dikkat etmek gerektiğini anlatıyorum.
Edgar Degas kimdir?

Varlıklı bir ailenin oğlu
Hilaire-Germain-Edgar De Gas, 19 Temmuz 1834’te Paris’te bankacı bir ailede doğdu. Babasının isteğiyle hukuk okumaya başladı, ama kısa sürede bıraktı ve Louvre’da eski ustaların resimlerini kopyalamaya başladı. Soyadını sonradan, daha sade görünen “Degas” biçiminde yazmayı tercih etti.
1856–1859 arasında İtalya’da kaldı; Floransa ve Roma’da Rönesans ustalarını inceledi. Bu yılların ürünü olan Bellelli Ailesi, bir aile portresini psikolojik bir sahneye dönüştürmesiyle dikkat çeker.
Modern hayata dönüş
Başlangıçta tarih ve mitoloji konuları çalıştı. 1862’de Louvre’da Édouard Manet ile tanışması yönünü değiştirdi: konusu artık kendi çağı, yani Paris’in gündelik hayatı oldu. Sekiz İzlenimci serginin yedisine katıldı, ama kendisini İzlenimci değil “gerçekçi” olarak tanımlıyordu.
New Orleans ve sonrası
1872–1873’te annesinin ailesinin bulunduğu New Orleans’ta kaldı ve orada pamuk borsasını resmetti. Fransa’ya döndüğünde babasının ölümüyle ailesinin borçları ortaya çıktı; Degas ilk kez geçimini resimle sağlamak zorunda kaldı. Bu zorunluluk, üretimini artırdı.
Son yılları
Görme yetisi 1880’lerden itibaren zayıfladı. Yağlıboyayı azaltıp pastel ve heykele yöneldi; dokunarak çalışabildiği balmumu figürler yaptı. Dreyfus davası sırasındaki tutumu, Yahudi dostlarıyla arasını açtı ve giderek yalnızlaştı. 27 Eylül 1917’de, 83 yaşında Paris’te öldü. Atölyesinde 150’ye yakın balmumu heykel bulundu; bunların bronz dökümleri ölümünden sonra yapıldı.
Degas’nın sanat anlayışı
Hareketin anı
Degas’nın bütün ilgisi harekette: bir dansçının ayağını kaldırışı, bir atın dörtnala koşusu, bir kadının saçını tararken bükülmesi. Bu anları yakalamak için binlerce çizim yaptı ve dönemin yeni buluşu olan hareket fotoğraflarını yakından izledi.
Fotoğraf gibi kadrajlar
Resimlerinde figürler çoğu zaman tuvalin kenarında kesilir, sahnenin bir bölümü görünmez, bakış açısı yukarıdan ya da yandandır. Japon baskılarından ve fotoğraftan öğrendiği bu kurgu, izleyiciye sahneye tesadüfen bakmış gibi bir his verir.
Edgar Degas’nın en önemli 10 eseri
1. Bellelli Ailesi (1858–1867)

Nerede: Musée d’Orsay, Paris
Floransa’da yaşayan halasının ailesini gösteren büyük grup portresi. Degas’nın ilk büyük eseri.
Bu eserde neye bakmalı? Figürlerin arasındaki mesafeye. Anne ve kızlar solda bir blok oluşturuyor, baba ise sağda sırtı dönük, ayrı bir dünyada. Bir aile portresi değil, bir evliliğin sessiz krizinin resmi.
2. Opera Orkestrası (yaklaşık 1870)

Nerede: Musée d’Orsay, Paris
Orkestra çukurundaki müzisyenler önde, sahnedeki balerinlerin yalnızca bacakları üstte görünüyor.
Bu eserde neye bakmalı? Kadraja. Dansçıların başları resmin dışında kalmış. Degas dikkati sahneye değil, işini yapan müzisyenlere çekiyor. Öndeki fagot çalan figür, arkadaşı Désiré Dihau.
3. New Orleans Pamuk Bürosu (1873)

Nerede: Musée des Beaux-Arts, Pau
Dayısının New Orleans’taki pamuk şirketinde çalışanları gösteren sahne. Degas’nın yaşarken bir müzeye satılan ilk eseri.
Bu eserde neye bakmalı? Herkesin farklı bir işle meşgul olmasına. Kimi pamuğu inceliyor, kimi gazete okuyor, kimi hesap yapıyor. Modern iş hayatının dağınıklığını anlatan erken ve ender bir resim.
4. Absent (1875–1876)

Nerede: Musée d’Orsay, Paris
Bir kafede, önünde absent kadehiyle boş bakışlarla oturan kadın ve yanındaki adam. Sergilendiğinde ahlaksız ve çirkin bulunarak sert eleştiriler aldı.
Bu eserde neye bakmalı? Boş masalara. Figürler sol üst köşeye itilmiş, resmin yarısını boş masalar kaplıyor. Bu boşluk, iki insanın yalnızlığını sözcüklerden daha iyi anlatıyor.
5. Dans Dersi (1873–1876)

Nerede: Musée d’Orsay (Paris) ve Metropolitan Museum of Art (New York)
Yaşlı bale ustası Jules Perrot’nun ders verdiği prova salonu. Degas’nın bale dünyasına girdiği ilk büyük eserlerden.
Bu eserde neye bakmalı? Bekleyen dansçılara. Sahnede yalnızca bir kişi dans ediyor; geri kalanlar sırtını kaşıyor, ayakkabısını bağlıyor, esniyor. Degas’nın ilgisi gösteride değil, gösteriden önceki yorgunlukta.
6. Yıldız (Sahnede Dansçı) (1876–1877)

Nerede: Musée d’Orsay, Paris
Sahnede tek başına, ışık altında dönen bir balerin. Degas’nın en tanınan pastellerinden biri.
Bu eserde neye bakmalı? Sol arkadaki siyah takım elbiseli adama. Perdenin arkasında bekleyen bu figür, balerinlerin çoğu zaman zengin hamilere bağımlı olduğu bale dünyasının karanlık yüzünü hatırlatıyor. Sahne yukarıdan, locadan bakılıyormuş gibi kurulmuş.
7. Ondört Yaşındaki Küçük Dansçı (1881)

Nerede: Bronz dökümleri: Musée d’Orsay, Met, National Gallery of Art ve başka müzeler
Gerçek tütü etek, saç kurdelesi ve bale ayakkabısıyla sergilenen balmumu heykel. Degas’nın yaşarken sergilediği tek heykeli.
Bu eserde neye bakmalı? Duruşa ve gerçek kumaşa. Başı geriye atılmış, elleri arkada; hem gururlu hem yorgun. Dönemin izleyicileri heykeli “çirkin” bulup şoke oldu. Bugün modern heykelin ilk adımlarından biri sayılıyor.
8. Ütücü Kadınlar (yaklaşık 1884–1886)

Nerede: Musée d’Orsay, Paris
Çamaşırhanede çalışan iki kadın: biri esneyip şişeye uzanıyor, diğeri var gücüyle ütüye asılıyor.
Bu eserde neye bakmalı? Bedenlerin yorgunluğuna. Balerinlerdeki zarafetin yerinde burada ağır bir emek var. Degas’nın kadınları çalışırken, yani rol yapmadan gösterme ısrarı bu resimde çok net.
9. Küvet (1886)

Nerede: Musée d’Orsay, Paris
Leğende yıkanan bir kadının, yukarıdan bakılarak yapılmış pasteli.
Bu eserde neye bakmalı? Bakış açısına. İzleyici neredeyse odaya gizlice bakıyor gibi. Degas bu tür resimler için, figürlerini anahtar deliğinden bakılıyormuş gibi görmek istediğini söylemişti. Bu bakış, bugün de tartışılan bir mesele.
10. Yarış Atları serisi (1860’lar–1890’lar)

Nerede: Musée d’Orsay, Metropolitan Museum of Art ve başka müzeler
Hipodromdaki jokeyler ve atlar; Degas’nın bale kadar uzun süre çalıştığı konu.
Bu eserde neye bakmalı? Atların bacaklarına. Erken resimlerinde atlar geleneksel biçimde, havada uçar gibi; Eadweard Muybridge’in hareket fotoğrafları yayımlandıktan sonra ise gerçek koşu biçimine göre değişiyor. Bilim ile sanatın kesiştiği güzel bir örnek.
Degas’nın eserlerini nerede görebilirsiniz?
Musée d’Orsay, dünyanın en büyük Degas koleksiyonuna sahip: Absent, Yıldız, Ütücü Kadınlar ve Küçük Dansçı burada. New York’taki The Met ikinci büyük koleksiyon.
Londra’daki National Gallery, Washington’daki National Gallery of Art ve Pau’daki müze diğer önemli adresler. Degas’nın eserleri telif koruması altında değil; bu yazıya görsel eklemek isterseniz müzelerin açık erişimli arşivlerinden yararlanabilirsiniz.
Edgar Degas hakkında merak edilenler
Degas İzlenimci miydi?
Sekiz İzlenimci serginin yedisine katıldı ve grubun örgütleyicilerinden biriydi. Ama kendisini İzlenimci saymıyordu: açık havada resim yapmaya inanmıyor, atölyede, çizimlerden ve hafızadan çalışıyordu. Kendini gerçekçi olarak tanımlardı.
Degas neden hep balerin resmetti?
Bale, hareketi ve insan bedenini incelemek için ideal bir konuydu; ayrıca Paris Operası’na girip çıkabiliyor, provaları izleyebiliyordu. Resimlerinin yaklaşık yarısı bu konuyla ilgili. Ama sahnedeki gösteriden çok, provaları, bekleyişi ve yorgunluğu resmetti.
Küçük Dansçı heykeli neden tartışma yarattı?
1881’de sergilendiğinde izleyiciler, gerçek kumaştan etek ve saç kullanılmasını, ayrıca figürün idealize edilmemiş yüz hatlarını yadırgadı. Bazı eleştirmenler heykeli çirkin buldu. Degas bir daha heykellerini sergilemedi; atölyesindeki balmumu figürler ancak ölümünden sonra döküldü.
Degas’nın gözleri kör oldu mu?
Tamamen kör olmadı, ama görme yetisi kırklı yaşlarından itibaren giderek zayıfladı. Bu yüzden ince ayrıntı gerektiren yağlıboyadan uzaklaşıp pastel ve heykele yöneldi. Son yıllarında neredeyse yalnızca dokunarak çalışabildiği balmumu figürler üretti.
Kısaca Edgar Degas
| Doğum | 19 Temmuz 1834, Paris |
| Ölüm | 27 Eylül 1917, Paris |
| Akım | İzlenimcilerle sergiledi; kendini gerçekçi sayardı |
| Başlıca konuları | Bale, hipodrom, çamaşırhaneler, kafeler, yıkanan kadınlar |
| Teknikleri | Yağlıboya, pastel, monotip, balmumu heykel |
| Katıldığı sergiler | Sekiz İzlenimci serginin yedisi |
| En ünlü eserleri | Yıldız (1876–1877), Ondört Yaşındaki Küçük Dansçı (1881) |
| Diğer önemli eserleri | Bellelli Ailesi, Absent, Dans Dersi, Ütücü Kadınlar |
| En büyük koleksiyon | Musée d’Orsay, Paris |
Degas’nın resimlerinde hiçbir şey poz vermiyor. Balerin ayakkabısını bağlıyor, ütücü kadın esniyor, müzisyen notasına bakıyor. İzleyici hep biraz yanlış yerde, biraz fazla yakın duruyor. Bu tedirgin edici yakınlık, onun resimlerini yüz yıl sonra bile canlı tutan şey.
Degas’nın çağdaşları Claude Monet, Pierre-Auguste Renoir ve Édouard Manet, ondan etkilenen Toulouse-Lautrec yazılarıma, diğer ressamlar için Ressamlar sayfasına, sanat akımları için Sanat Tarihi Dönemleri sayfasına bakabilirsiniz. Empresyonist ressamları ne kadar tanıdığınızı merak ediyorsanız Empresyonist ve Realist ressamlar testim sizi bekliyor.
