Van Gogh (1991): Maurice Pialat’nın Anlattığı Son 67 Gün

Maurice Pialat’nın Van Gogh‘u, Van Gogh filmlerinin en az bilineni ama belki de en cesuru. Film, Van Gogh’un Auvers-sur-Oise’da geçirdiği son 67 güne odaklanıyor. Kulak kesen deli dahi yok, acı çeken aziz yok. Onun yerine yemek yiyen, gülen, flört eden, sıkılan, çalışan bir adam var.

Bu yazıda filmin neyi anlattığına, Auvers’teki son haftalar hakkında gerçekte ne bildiğimize ve filmin nerede tarihten ayrıldığına bakacağım.

Künye

Özgün adıVan Gogh
Yönetmen ve senaryoMaurice Pialat
Yıl1991
SüreYaklaşık 158 dakika
ÜlkeFransa
OyuncularJacques Dutronc, Alexandra London, Gérard Séty, Bernard Le Coq, Elsa Zylberstein, Corinne Bourdon
ÖdüllerCésar En İyi Erkek Oyuncu (Jacques Dutronc). Cannes Film Festivali’nde yarıştı.

Van Gogh (1991) ne anlatıyor?

Mayıs 1890. Van Gogh, Saint-Rémy’deki hastaneden çıkıp Paris’in kuzeyindeki küçük Auvers-sur-Oise kasabasına geliyor ve Ravoux Hanı’na yerleşiyor. Theo’nun önerisiyle kendisine göz kulak olacak Doktor Gachet’yle tanışıyor. Gachet resim meraklısı bir doktor ve Van Gogh’un eserleriyle ilgileniyor.

Film, bu son haftaları neredeyse gün gün izliyor. Van Gogh resim yapıyor, Gachet’nin evinde yemeklere gidiyor, doktorun genç kızı Marguerite’le yakınlaşıyor, Paris’e gidip Theo’yla kavga ediyor. Olağanüstü bir şey olmuyor gibi görünüyor ama her sahnede yaklaşan sonun gölgesi var.

Van Gogh'un Auvers Kilisesi tablosu: koyu mavi gökyüzü önünde kıvrımlı çizgilerle boyanmış gotik kilise

Filmin farkı

  • Efsaneyi reddetmesi: Pialat, Van Gogh’u bir efsane olarak değil sıradan bir insan olarak göstermeyi seçiyor.
  • Yönetmenin kendisi de ressamdı: Pialat sinemaya geçmeden önce resim yapıyordu. Bu film, onun resimle ilişkisinin de bir yansıması. Resim sahneleri gösterişten uzak, bir işçinin işini izler gibi.
  • Jacques Dutronc: Dutronc aslında Fransa’nın en ünlü şarkıcılarından biri. Van Gogh rolünde sessiz, alaycı ve yorgun bir performans çıkarıyor. Bu rolle César’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı.
  • Uzunluk: Film iki buçuk saati aşıyor ve bilinçli olarak yavaş. Bu bazı izleyicileri zorlayabilir ama Auvers’teki günlerin durgun havası da bu yavaşlıktan geliyor.

[FRAGMAN: Resmi fragmanın YouTube linkini bu paragrafın yerine yapıştır, sonra bu satırı sil.]

Gerçekte ne oldu? Film ne kadar doğru?

Gerçek olanlar

  • Auvers’e varış: Van Gogh 20 Mayıs 1890’da Auvers’e geldi ve Ravoux Hanı’nda küçük bir odaya yerleşti. 29 Temmuz’da aynı odada öldü.
  • Doktor Gachet: Gachet gerçekten resim meraklısı bir doktordu, Cézanne ve Pissarro gibi ressamlarla dosttu. Van Gogh onun iki portresini yaptı.
  • Marguerite’in portresi: Van Gogh, Haziran 1890’da Gachet’nin yirmi bir yaşındaki kızı Marguerite’i piyano başında resmetti. Bu tablo bugün Kunstmuseum Basel’de.
  • Üretkenlik: Van Gogh Auvers’te geçirdiği yaklaşık iki ayda yetmiş civarında resim yaptı. Yani neredeyse her gün bir tablo.

Kurgu ya da tartışmalı olanlar

  • Marguerite’le aşk: Filmin en büyük kurgusu bu. Van Gogh’la Marguerite arasında bir yakınlık olduğuna dair söylentiler var ama bir aşk ilişkisi yaşandığını gösteren bir belge yok.
  • Paris ve kadınlar: Filmdeki Paris gecesi ve Cathy karakteri büyük ölçüde Pialat’nın hayal gücü.
  • Ölüm: Film ölümü sade ve belirsiz bırakıyor. Van Gogh’un ölümüyle ilgili tartışmayı Loving Vincent yazımda ayrıntılı olarak anlattım.

Filmde neye bakmalı?

  • Gachet’nin evindeki öğle yemeği: Uzun, kalabalık, neşeli bir sahne. Van Gogh’un hayatındaki son mutlu anlardan biri gibi.
  • Resim yaparken: Dutronc’un tuval karşısındaki sahneleri gösterişsiz ve sabırlı. Van Gogh’u bir dahiden çok bir zanaatkar gibi görüyoruz.
  • Theo’yla kavga: Paris’teki sahne, iki kardeş arasındaki gerilimin en çıplak hali.
  • Nehir kıyısındaki eğlence: Film boyunca biriken gerilimin kısa bir süre dağıldığı, müzikli ve kalabalık bir sahne.
Van Gogh'un Auvers'de Bir Sokak tablosu: yeşillikler arasında kiremit çatılı evler
Vincent van Gogh, Auvers’de Bir Sokak, 1890. Ateneum, Helsinki.

Auvers’teki son haftaların eserleri bugün nerede?

TabloYılBugün
Auvers Kilisesi1890Musée d’Orsay, Paris
Doktor Gachet’nin Portresi (ikinci versiyon)1890Musée d’Orsay, Paris
Piyano Başında Marguerite Gachet1890Kunstmuseum Basel
Buğday Tarlası ve Kargalar1890Van Gogh Müzesi, Amsterdam
Auvers’de Bir Sokak1890Ateneum, Helsinki

Orsay’daki Van Gogh eserlerini Musée d’Orsay yazımda, Van Gogh Müzesi’ndekileri de Van Gogh Müzesi yazımda anlattım.

Van Gogh (1991) nereden izlenir?

Platformlar zaman zaman değiştiği için güncel durumu JustWatch Türkiye üzerinden kontrol etmenizi öneririm. Aynı adı taşıyan başka yapımlar da olduğu için yönetmenin adıyla, Pialat Van Gogh diye aratmak daha iyi sonuç veriyor.

Van Gogh’u anlatan diğer film ve belgeselleri, hangi sırayla izleneceğiyle birlikte Van Gogh filmleri ve belgeselleri yazımda topladım.

Sık sorulan sorular

Van Gogh (1991) filmi neyi anlatıyor?

Van Gogh’un Auvers-sur-Oise’da geçirdiği son 67 günü: Doktor Gachet ve ailesiyle ilişkisini, kardeşi Theo’yla gerilimini ve bu dönemde yaptığı resimleri.

Filmde Van Gogh’u kim oynuyor?

Fransız şarkıcı ve oyuncu Jacques Dutronc. Bu rolle César’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı.

Van Gogh ile Marguerite Gachet arasında aşk var mıydı?

Bunu gösteren bir belge yok. Van Gogh onun portresini yaptı ve aralarında bir yakınlık olduğuna dair söylentiler var, ama filmdeki aşk ilişkisi büyük ölçüde kurgu.

Van Gogh Auvers’te ne kadar kaldı?

20 Mayıs 1890’da geldi ve 29 Temmuz 1890’da öldü. Yani yaklaşık iki ay.

Doktor Gachet’nin portresi nerede?

Van Gogh doktorun iki portresini yaptı. İkinci versiyon Paris’teki Musée d’Orsay’da. İlk versiyon ise özel bir koleksiyonda ve 1990’da açık artırmada rekor bir fiyata satılmasıyla ünlü.

Özet

BaşlıkKısaca
KonuVan Gogh’un Auvers’teki son 67 günü
FarkıEfsaneyi reddedip Van Gogh’u sıradan bir insan olarak göstermesi
Tarihsel doğrulukMekanlar ve kişiler gerçek, Marguerite’le aşk kurgu
Kimler içinSabırlı, yavaş Avrupa sinemasını sevenler

Pialat’nın Van Gogh’u, bir ressamın son günlerini anlatırken ölümü değil hayatı gösteren nadir filmlerden. Auvers’teki o küçük handa ölen adamın, son haftalarında da yemek yediğini, güldüğünü, aşık olduğunu hatırlatıyor. Bu yüzden diğer bütün Van Gogh filmlerinden sonra izlenmesi gereken, bir tür kapanış filmi.

Similar Posts