The Agony and the Ecstasy (1965): Michelangelo ve Sistine Tavanının Filmi

The Agony and the Ecstasy filmi afişi

The Agony and the Ecstasy, 1965 yapımı, Michelangelo‘nun Sistine Şapeli tavanını boyadığı dört yılı anlatan Hollywood filmi. Charlton Heston’un Michelangelo’yu, Rex Harrison’ın Papa II. Julius’u oynadığı film, bir sanatçı ile ona iş veren güçlü bir hami arasındaki çatışmanın hikayesi. Türkçeye kabaca “Acı ve Coşku” diye çevrilebilecek adını, Irving Stone’un aynı adlı romanından alıyor.

Bu yazıda filmin neyi anlattığına, hangi sahnelerin tarihe dayandığına, hangilerinin kurgu olduğuna ve filmde gördüğünüz eserlerin bugün nerede olduğuna bakacağım.

Künye

Özgün adıThe Agony and the Ecstasy
YönetmenCarol Reed
SenaryoPhilip Dunne (Irving Stone’un romanından)
Yıl1965
SüreYaklaşık 138 dakika
OyuncularCharlton Heston, Rex Harrison, Diane Cilento, Harry Andrews, Adolfo Celi, Tomas Milian
MüzikAlex North, Jerry Goldsmith
ÖdüllerBeş Oscar adaylığı (görüntü yönetimi, sanat yönetimi, kostüm, müzik, ses)

Fragman

The Agony and the Ecstasy fragmanı

The Agony and the Ecstasy ne anlatıyor?

Film, Michelangelo’nun heykellerini tanıtan yaklaşık on dakikalık belgesel tadında bir girişle açılıyor. Ardından hikaye 1508’de, Roma’da başlıyor. Savaşçı Papa II. Julius, kendini her şeyden önce bir heykeltıraş olarak gören Michelangelo’dan Sistine Şapeli’nin tavanını boyamasını istiyor. Michelangelo istemeye istemeye kabul ediyor. Papa’nın istediği sade tasarım, on iki havari ve süslemeler, onu hiç tatmin etmiyor. Yaptığı ilk çalışmaları yok edip Roma’dan kaçıyor.

Carrara’nın mermer ocaklarında geçirdiği günlerden sonra, dağların üzerindeki bulutlara bakarken tavan için büyük fikir aklına geliyor: Tekvin’den sahneler, yaratılış, Adem. Papa ona istediği özgürlüğü veriyor ve asıl çatışma başlıyor. Michelangelo ağır ağır çalışıyor, Papa sürekli ne zaman biteceğini soruyor, para yetişmiyor, savaşlar işi kesintiye uğratıyor. Film, iki inatçı adamın birbirine duyduğu öfke ve hayranlığın hikayesine dönüşüyor.

Filmde ne gerçek, ne kurgu?

Gerçek olanlar: Michelangelo’nun kendini bir ressam olarak görmediği ve tavanı boyamak istemediği doğru. Papa’nın ilk istediği tasarımın on iki havariden oluştuğunu, Michelangelo’nun bir mektubunda kendisi anlatıyor. Papa ile ressamın kavgaları, ödemelerdeki gecikmeler ve Papa’nın işin ne zaman biteceğini sorup “bitirdiğimde” cevabını aldığı anlatılan hikaye de dönemin kaynaklarına dayanıyor. Tavan 1512’de açıldı ve II. Julius birkaç ay sonra, 1513’te öldü.

Kurgu ya da değiştirilmiş olanlar: Michelangelo’nun Roma’dan kaçışı gerçek, ama bu, tavandan önce, 1506’da, Papa’nın mezar anıtı yüzünden yaşandı. Film iki olayı birleştiriyor. Bulutlara bakıp Adem’in Yaratılışı fikrini bulduğu sahne tamamen sinematik bir buluş. Contessina de’ Medici ile yaşanan duygusal yakınlık da romancı Irving Stone’un kurgusu. Film ayrıca Michelangelo’yu çoğu zaman sırtüstü uzanarak boyarken gösteriyor. Oysa Michelangelo ayakta, başını geriye atarak çalıştı ve bu duruşun acısını bir şiirinde anlattı.

Filmdeki karakterler ve gerçek kişiler

Rex Harrison’ın oynadığı II. Julius, ordusunun başında savaşa giden, sert ama sanatın gücüne inanan bir papa olarak gerçeğe oldukça yakın. Harry Andrews’un canlandırdığı mimar Bramante, filmde Michelangelo’nun rakibi olarak gösteriliyor. Dönemin kaynaklarında da ikisi arasında gerginlik olduğu anlatılır. Tomas Milian ise genç Raffaello‘yu oynuyor. Raffaello’nun aynı yıllarda, birkaç oda ötede Atina Okulu‘nu boyadığını düşününce, filmin bu küçük karakteri ayrıca ilginç.

Filmdeki eserler bugün nerede?

Filmin merkezindeki Sistine tavanı ve Adem’in Yaratılışı, Roma’daki Vatikan Müzeleri‘nin ziyaret rotasının sonunda. Film için tavanın büyük bir kısmı stüdyoda yeniden yapıldı, çünkü şapelin kendisinde çekim yapılamadı. Giriş bölümünde görülen heykellerden Davut Floransa’da, Pieta Aziz Petrus Bazilikası’nda, Musa ise Roma’daki San Pietro in Vincoli Kilisesi’nde, II. Julius’un mezar anıtının ortasında duruyor.

Filmi kimler izlemeli?

The Agony and the Ecstasy, 1960’ların büyük bütçeli tarihi filmlerinin ağır temposunu taşıyor. Diyaloglar zaman zaman tiyatro gibi, bazı bölümler uzun. Ama Sistine tavanının nasıl boyandığını, fresk tekniğini, iskeleleri ve bir sanatçının hamisiyle yaşadığı gerilimi bu kadar ayrıntılı gösteren başka bir film yok. Vatikan’a gitmeden önce izlemek, tavana bambaşka gözlerle bakmanızı sağlar.

Sıkça sorulan sorular

The Agony and the Ecstasy gerçek bir hikaye mi?

Michelangelo’nun Sistine tavanını II. Julius için boyaması ve ikisi arasındaki çatışmalar gerçek. Ancak bazı olayların zamanı değiştirilmiş, bulut sahnesi ve Contessina de’ Medici ile ilişkisi gibi bölümler kurgu.

Filmde Michelangelo’yu kim oynuyor?

Charlton Heston. Papa II. Julius’u ise Rex Harrison oynuyor.

Film hangi kitaba dayanıyor?

Irving Stone’un 1961’de yayımlanan, Michelangelo’nun hayatını anlatan The Agony and the Ecstasy romanına. Film, romanın yalnızca Sistine tavanı bölümünü konu alıyor.

Michelangelo tavanı gerçekten sırtüstü yatarak mı boyadı?

Hayır. Bu yaygın bir inanış ve filmde de öyle gösteriliyor. Michelangelo iskelede ayakta, başını geriye atarak çalıştı.

Son söz

The Agony and the Ecstasy’yi izlerken en çok hoşuma giden şey, bir başyapıtın nasıl bir inat savaşından doğduğunu görmek oldu. Tavanın bugün hayranlıkla baktığımız her sahnesinin arkasında, gecikmiş ödemeler, kavgalar ve bitmek bilmeyen yorgunluk var. Michelangelo’nun hayatını ve öteki eserlerini Michelangelo yazımda anlattım. Başka bir sanatçının hayatını anlatan filmler için Van Gogh filmleri yazıma da bakabilirsiniz.

Benzer Gönderiler