Jackson Pollock: Boyayı Damlatarak Resmi Yeniden Tanımlayan Ressam

Jackson-Pollock- Soyut Dışavurumculuk

“Resmimin kendine ait bir hayatı var. Onun ortaya çıkmasına izin vermeye çalışıyorum.” — Jackson Pollock, 1947

Jackson Pollock, Amerikan Soyut Dışavurumculuğu‘nun en tanınan ismi. Tuvalini yere serip etrafında dolaşarak üzerine boya damlatması, akıtması ve fırlatmasıyla resmin nasıl yapılabileceğine dair bütün alışkanlıkları altüst etti. Onun sayesinde New York, Paris’in elinden modern sanatın merkezi olma unvanını almaya başladı.

Kısa, alkol ve bunalımlarla dolu hayatı ve 44 yaşındaki trajik ölümü onu bir efsaneye dönüştürdü. Bu yazıda önce Pollock’un hayatını, sonra en önemli eserlerini ve onlara bakarken nelere dikkat etmek gerektiğini anlatıyorum.

Jackson Pollock kimdir?

Batı’da geçen bir çocukluk

Paul Jackson Pollock, 28 Ocak 1912’de ABD’nin Wyoming eyaletindeki Cody kasabasında, beş erkek kardeşin en küçüğü olarak doğdu. Aile sık sık taşındı; çocukluğu Arizona ve Kaliforniya’da geçti. Babası önce çiftçilik yaptı, sonra devlet için arazi ölçümcüsü olarak çalıştı. Pollock gençken babasına eşlik ettiği bu gezilerde Amerikan yerlilerinin kültürünü ve kum resimlerini tanıdı.

New York ve Benton

1930’da, 18 yaşındayken, ağabeyi Charles’ın peşinden New York’a gitti ve Art Students League’de ressam Thomas Hart Benton’un öğrencisi oldu. Benton Amerikan kırsal hayatını anlatan figürlü resimleriyle tanınıyordu. Pollock’un ondan aldığı şey konular değil, kompozisyonu dalgalı ve ritmik hareketlerle kurma duygusu oldu.

1936’da Meksikalı duvar ressamı David Alfaro Siqueiros’un New York’taki deneysel atölyesine katıldı. Burada boyayı dökmek, püskürtmek ve sanayi boyaları kullanmak gibi teknikleri ilk kez denedi. Büyük Buhran yıllarında devletin sanatçıları destekleyen Federal Sanat Projesi’nde çalışarak geçimini sağladı.

Alkol, terapi ve bilinçaltı

Pollock gençliğinden itibaren alkol bağımlılığıyla mücadele etti. 1938’de bir süre hastanede tedavi gördü, ardından Carl Jung’un yöntemlerini izleyen psikanalistlerle terapiye başladı. Terapide yaptığı çizimler ve ressam John Graham’ın 1937’de yayımlanan İlkel Sanat ve Picasso makalesi, onu bilinçaltının imgelerine ve Picasso‘nun sanatına yöneltti. Sürrealistlerin otomatizm fikri de Pollock’u derinden etkiledi.

Lee Krasner ve Peggy Guggenheim

1941’in sonunda, aynı sergide yer aldıkları ressam Lee Krasner ile tanıştı. Krasner onun hem en büyük destekçisi hem de sanat dünyasındaki en önemli bağlantısı oldu; Pollock’u eleştirmen Clement Greenberg ile tanıştırdı. 1945’te evlendiler.

1943’te koleksiyoner Peggy Guggenheim onunla sözleşme imzaladı, New York’taki galerisi Art of This Century’de ilk kişisel sergisini açtı ve evi için büyük bir duvar resmi sipariş etti. Peggy Guggenheim’ın desteği Pollock’un kariyerini başlatan en önemli adımdı.

Damlatma dönemi (1947–1950)

1945’te Krasner ile birlikte New York’tan ayrılıp Long Island’daki Springs’te bir çiftlik evine taşındılar. Pollock evin yanındaki ahırı atölyeye çevirdi. 1947’den itibaren tuvali şövaleye asmak yerine yere serdi, fırçayı bıraktı; sopalar, kurumuş fırçalar ve şırıngalarla boyayı tuvalin üzerine damlatmaya, akıtmaya ve fırlatmaya başladı. Resimlerine adlar yerine numaralar verdi.

1949’da Life dergisi onu “ABD’nin yaşayan en büyük ressamı mı?” başlıklı bir yazıyla tanıttı ve Pollock bir anda ülkenin en ünlü sanatçısı oldu. 1950’de fotoğrafçı Hans Namuth’un çektiği fotoğraflar ve film, Pollock’un çalışırken dans eder gibi hareket edişini dünyaya gösterdi.

Son yılları

Namuth’un çekimlerinin ardından Pollock iki yıldır uzak durduğu alkole yeniden başladı. 1951–1952’de siyah boyayla yaptığı, figürlerin geri döndüğü resimler beklenen ilgiyi görmedi. Son yıllarında çok az resim yaptı ve Krasner ile evliliği bunalıma girdi.

11 Ağustos 1956’da, alkollü olarak kullandığı araba Springs’te evinin yakınında devrildi. Pollock ve arabadaki genç kadınlardan Edith Metzger öldü; sevgilisi Ruth Kligman yaralı olarak kurtuldu. Pollock 44 yaşındaydı. Lee Krasner ise uzun yıllar boyunca hem kendi resmini sürdürdü hem de Pollock’un mirasını korudu.

Pollock’un sanat anlayışı

Resmin içinde olmak

Pollock, tuvali yere serdiğinde onun etrafında dolaşabildiğini, dört taraftan çalışabildiğini ve kelimenin tam anlamıyla resmin içinde olabildiğini söylüyordu. Resim artık bir pencereden bakılan bir sahne değil, sanatçının bedeninin hareketinin izi. Eleştirmen Harold Rosenberg bu tür resimleri tanımlamak için eylem resmi (action painting) kavramını kullandı.

Kaza mı, kontrol mü?

Pollock’un resimleri ilk bakışta rastgele sıçramış boyalara benziyor. Ama o, kazaları kontrol edebildiğini ve resimlerinde bir başlangıç ya da son olmadığını söylüyordu. Boyanın akışkanlığını, kolunun hızını ve tuvalin boyutunu yıllar içinde ustalıkla dengeledi. Taklit etmeye çalışanların sonuçları bu yüzden hiçbir zaman aynı olmadı.

Jackson Pollock’un en önemli 10 eseri

1. Sırrın Muhafızları (1943)

Nerede: San Francisco Museum of Modern Art (SFMOMA)

Art of This Century galerisindeki ilk kişisel sergisinde yer alan bu resim, Pollock’un damlatma döneminden önceki Jung etkisindeki, mitolojik dönemine ait. Ortada bir masa ya da mezar gibi bir dikdörtgen ve iki yanında totem gibi duran figürler var.

Bu eserde neye bakmalı? Ortadaki dikdörtgenin içindeki karalamalara. Figürler, köpek ve maskeler hala seçilebiliyor; ama ortadaki alan, birkaç yıl sonraki damlatma resimlerini haber veren serbest, hızlı çizgilerle dolu.

2. Dişi Kurt (1943)

Nerede: MoMA, New York

Roma’nın kurucuları Romulus ile Remus’u emziren efsanevi dişi kurttan esinlenen, kalın boyalı ve karmaşık bir resim. MoMA’nın satın aldığı ilk Pollock eseri.

Bu eserde neye bakmalı? Kurdun gövdesini bulmaya çalışın. Beyaz çizgiyle belirlenmiş figür, çevresindeki gri-mavi lekelerle neredeyse kaynaşıyor. Pollock bu resim için, konuyu açıklamaya çalışmanın onu yok edeceğini söylemişti.

3. Duvar Resmi (1943)

Nerede: Stanley Sanat Müzesi, Iowa Üniversitesi

Peggy Guggenheim’ın New York’taki evinin girişi için sipariş edilen, yaklaşık 6 metre uzunluğunda dev bir tuval. Pollock’un o güne kadarki en büyük resmi.

Bu eserde neye bakmalı? Ritme. Siyah, sarı ve turkuaz dikey figürler tuval boyunca bir kalabalık gibi ya da bir izdiham gibi soldan sağa akıyor. Pollock’un sonradan anlattığına göre bu resim ona bir at sürüsü izlenimini veren Batı manzarasından esinlenmişti. Damlatma resimlerinin bütün yüzeyi kaplayan enerjisi burada doğuyor.

4. Beş Kulaç Derinlikte (1947)

Nerede: MoMA, New York

İlk damlatma resimlerinden biri. Adı, Shakespeare’in Fırtına oyunundaki boğulan bir babayı anlatan şarkıdan geliyor.

Bu eserde neye bakmalı? Boya katmanlarının arasına gömülmüş nesnelere. Yakından bakınca çiviler, düğmeler, raptiyeler, bir anahtar, bozuk paralar, sigara izmaritleri ve kibritler görebilirsiniz. Resim, denizin dibindeki kalıntılar gibi yüzeyin altına saklanmış bir dünya barındırıyor.

5. Sayı 1A, 1948 (1948)

Nerede: MoMA, New York

Damlatma döneminin olgun ve büyük ölçekli eserlerinden biri. Siyah, beyaz, gri ve kırmızının iç içe geçtiği yoğun bir ağ.

Bu eserde neye bakmalı? Sağ üst köşeye. Pollock’un boyalı elleriyle bıraktığı el izleri görünüyor. Mağara duvarlarındaki tarih öncesi el izlerini hatırlatan bu işaretler, resmin gerçekten bir insanın bedeninden çıktığını hatırlatan bir imza gibi.

6. Sayı 1, 1950 (Lavanta Sisi) (1950)

Nerede: National Gallery of Art, Washington

Adına rağmen tabloda neredeyse hiç lavanta rengi yok. Pembe, gri ve açık tonlar bir araya geldiğinde uzaktan bakınca yüzey lavanta renkli bir sis gibi görünüyor. Adı Clement Greenberg önerdi.

Bu eserde neye bakmalı? Uzaktan ve yakından bakın. Uzaktan yumuşak, pastel bir sis; yakından ise siyah ve beyaz çizgilerin sert, keskin kesişmeleri. Tuval boyutunun etkisi de önemli: resim neredeyse izleyicinin görüş alanının tamamını kaplıyor.

7. Sonbahar Ritmi (Sayı 30) (1950)

Nerede: Metropolitan Museum of Art, New York

Siyah, beyaz ve kahverengi boyalarla yapılmış, 5 metreyi aşan dev bir tuval. Pollock’un en ünlü ve en olgun eserlerinden biri. Eser bugün The Met‘te.

Bu eserde neye bakmalı? Boyanmamış tuvale. Astarsız ham bezin açık kahverengisi resmin bir parçası; boya ona emilmiş. Siyah çizgilerin kalınlığı ve inceliği, Pollock’un kolunun hızına göre değişiyor. Resmin önünde yürüyerek bakmak, bir müzik parçasını dinlemek gibi.

8. Bir: Sayı 31, 1950 (1950)

Nerede: MoMA, New York

Yaklaşık 5,3 metre uzunluğundaki bu tuval, damlatma döneminin doruk noktalarından biri. Hans Namuth’un fotoğrafladığı ve filme aldığı yazın eseri.

Bu eserde neye bakmalı? Merkezin olmamasına. Resmin hiçbir yeri diğerinden daha önemli değil; göz tuvalin her yerinde dolaşıyor ama bir yerde durmuyor. Bu, eleştirmenlerin tüm yüzeye yayılan kompozisyon diye tanımladığı Pollock’un en önemli yeniliği.

9. Mavi Direkler (Sayı 11) (1952)

Nerede: Avustralya Ulusal Galerisi, Canberra

Karmaşık bir boya ağının üzerinde yükselen sekiz lacivert, eğik direk. 1973’te Avustralya devleti tarafından o güne kadar bir Amerikan resmine ödenen en yüksek fiyatla satın alındığında ülkede büyük bir siyasi tartışmaya yol açtı. Bugün Avustralya’nın en değerli sanat eserlerinden biri.

Bu eserde neye bakmalı? Direklere. Damlatma resimlerinin serbest ağının üzerine yerleştirilen bu dikey çizgiler, resme bir ritim ve derinlik katıyor; tıpkı bir müzik parçasındaki vuruşlar gibi. Pollock’un damlatma tekniğine geri döndüğü son büyük eserlerden biri.

10. Yakınsama (1952)

Nerede: Buffalo AKG Art Museum, New York eyaleti

Siyah bir ağın üzerine sıçratılmış kırmızı, sarı, mavi ve beyazdan oluşan, son döneminin en renkli ve enerjik eserlerinden biri.

Bu eserde neye bakmalı? Renklerin katmanlaşmasına. Önce siyah iskelet, sonra onun üzerine birbirini örten parlak renkler. 1950’lerde ABD’de bu resim, bireysel özgürlüğün ve kurallara meydan okumanın bir simgesi olarak görüldü; poster ve yapboz olarak bile çoğaltıldı.

Jackson Pollock hakkında filmler

Pollock’un hayatı, Ed Harris’in hem yönettiği hem de başrolünü oynadığı filmle sinemaya taşındı. Filmin gerçeğe ne kadar sadık kaldığını Pollock filmi yazımda anlattım. Diğer ressamların hayatını anlatan filmler için Sanat Filmleri bölümüne bakabilirsiniz.

Pollock’un eserlerini nerede görebilirsiniz?

En önemli Pollock koleksiyonu New York’taki MoMA‘da. Metropolitan Museum of Art (Sonbahar Ritmi) ve Washington’daki National Gallery of Art (Lavanta Sisi) de önemli adresler. Avustralya’daki Avustralya Ulusal Galerisi ise Mavi Direkler’e ev sahipliği yapıyor.

Long Island’daki Springs’te Pollock ile Krasner’in yaşadığı ev ve atölye, Pollock-Krasner Evi ve Araştırma Merkezi adıyla ziyarete açık. Atölyenin zemininde Pollock’un resimlerinden kalan boya izleri hala duruyor. Pollock’un eserleri telif koruması altında olduğu için bu yazıda görsellerine yer vermedim; müzelerin sitelerinde yüksek çözünürlüklü görüntülerini bulabilirsiniz.

Jackson Pollock hakkında merak edilenler

Soyut Dışavurumculuk nedir?

II. Dünya Savaşı’nın ardından 1940’larda New York’ta ortaya çıkan, genellikle büyük tuvaller üzerinde, figürsüz ve kendiliğinden gelişen bir resim anlayışı. Sanatçının duygusunu ve resim yapma eylemini ön plana çıkarır. Pollock, Willem de Kooning ve Mark Rothko en tanınan temsilcileri arasında.

Pollock’un resimleri neden bu kadar pahalı?

Pollock, modern sanatın merkezini Avrupa’dan ABD’ye taşıyan kuşağın simgesi olarak görülüyor ve damlatma dönemi eserlerinin sayısı sınırlı. Eserlerinin çoğu müzelerde olduğu için piyasaya çıkanlar çok yüksek fiyatlara satılıyor.

Pollock’un resimlerini herkes yapabilir mi?

Bu soru Pollock’tan beri sık sık soruluyor. Ancak Pollock boyanın kıvamını, kolunun hareketini ve katmanları yıllar içinde ustaca kontrol etmeyi öğrendi. Resimlerini inceleyen araştırmacılar, kompozisyonlarında taklit edilmesi zor, kendine özgü bir düzen ve ritim bulunduğunu gösterdi.

Lee Krasner kimdir?

Lee Krasner, Pollock’un eşi ve kendisi de önemli bir Soyut Dışavurumcu ressamdı. Uzun süre Pollock’un gölgesinde kaldı; bugün kendi başına 20. yüzyıl Amerikan resminin önemli isimlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Pollock’un ölümünden sonra onun mirasını korudu ve kendi en güçlü eserlerinin bir kısmını bu yıllarda yaptı.

Kısaca Jackson Pollock

Doğum28 Ocak 1912, Cody, Wyoming (ABD)
Ölüm11 Ağustos 1956, Springs, New York
AkımSoyut Dışavurumculuk
EğitimArt Students League (Thomas Hart Benton)
EşiLee Krasner (ressam)
TekniğiDamlatma ve akıtma (drip painting)
En ünlü eserleriSonbahar Ritmi, Lavanta Sisi, Mavi Direkler
Diğer önemli eserleriDişi Kurt, Duvar Resmi, Beş Kulaç Derinlikte, Bir: Sayı 31
Ev-müzesiPollock-Krasner Evi, Springs

Pollock’un resimlerine bir kitaptan ya da ekrandan bakmak, bir senfoniyi telefon hoparlöründen dinlemek gibi. Önünde durduğunuzda dev tuvaller görüş alanınızı dolduruyor ve siz de o çizgilerin arasında dolaşmaya başlıyorsunuz. Hayatı ne kadar dağınık olsa da tuvalin üzerindeki o dans son derece kontrollü ve bilinçliydi. Belki de bu çelişki onu bu kadar etkileyici yapıyor.

Pollock’u etkileyen Pablo Picasso ve sürrealist Joan Miro, soyut sanatın öncüleri Wassily Kandinsky ve Piet Mondrian yazılarıma, diğer ressamlar için Ressamlar sayfasına, sanat akımları için Sanat Tarihi Dönemleri sayfasına bakabilirsiniz. Modern sanat bilginizi sınamak isterseniz Modern Sanat testim sizi bekliyor.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir