Diego Rivera: Meksika Tarihini Duvarlara Resmeden Ressam

“Sanat, halkın malı olmalı ve duvarlarda yaşamalı.” — Diego Rivera

Diego Rivera, 20. yüzyılın en büyük duvar ressamlarından biri ve Meksika muralismo hareketinin öncüsü. Paris’te Kübist olarak başladığı kariyerini, ülkesine döndükten sonra kamu binalarının duvarlarına Meksika tarihini resmederek sürdürdü. Frida Kahlo ile evliliğiyle de tanınır.

Resimlerinde İspanyol fethi öncesi uygarlıklardan devrime, tarım işçilerinden fabrika bantlarına kadar bütün bir ülkenin hikayesi var. Bu yazıda önce Rivera’nın hayatını, sonra en önemli eserlerini ve onlara bakarken nelere dikkat etmek gerektiğini anlatıyorum.

Diego Rivera kimdir?

Guanajuato’dan Avrupa’ya

Diego Rivera, 8 Aralık 1886’da Meksika’nın Guanajuato kentinde doğdu. İkiz kardeşi bebekken öldü. Çok küçük yaşta çizime başladı; aile 1893’te Mexico City’ye taşındıktan sonra Meksika’nın en köklü sanat kurumu olan San Carlos Akademisi’ne girdi.

1907’de kazandığı bursla Avrupa’ya gitti. İspanya’da eski ustaları inceledi, sonra Paris’e yerleşti. Burada Modigliani gibi sanatçılarla dost oldu, Cezanne‘ın resimlerinden derinden etkilendi ve 1913–1917 arasında Kübist eserler verdi. Bu dönemde ilk eşi Rus ressam Angelina Beloff ile birlikteydi.

1920–1921’de İtalya’ya gitti ve Rönesans fresklerini, özellikle Giotto’nun duvar resimlerini inceledi. Bu yolculuk hayatının yönünü değiştirdi: halka doğrudan seslenen büyük ölçekli duvar resmi fikri burada olgunlaştı.

Meksika’ya dönüş ve muralismo

Meksika Devrimi’nin ardından eğitim bakanı José Vasconcelos, sanatçıları kamu binalarının duvarlarını resimlemeye çağırdı. Rivera 1921’de ülkesine döndü ve bu çağrıya katıldı. David Alfaro Siqueiros ve José Clemente Orozco ile birlikte Meksika duvar resmi hareketinin “üç büyükleri” sayıldılar.

1922’de Meksika Komünist Partisi’nin kurucu üyelerinden oldu. Siyasi tartışmalar nedeniyle 1929’da partiden çıkarıldı, yıllar sonra yeniden kabul edildi. 1927’de Sovyetler Birliği’ne davet edildi; orada planlanan duvar resmi tamamlanamadı.

Frida Kahlo ile evliliği

1929’da, kendisinden 20 yaş küçük Frida Kahlo ile evlendi. Frida’nın ailesi bu evliliği bir fil ile güvercinin birleşmesine benzetmişti. İkisinin ilişkisi sürekli inişli çıkışlı oldu; Rivera’nın Frida’nın küçük kız kardeşi Cristina ile yaşadığı ilişki en derin yaralardan biriydi. Çift 1939’da boşandı, 1940’ta yeniden evlendi ve Frida’nın 1954’teki ölümüne kadar birlikte kaldı.

ABD yılları ve Rockefeller olayı

1930’ların başında ABD’de çalıştı. San Francisco ve Detroit’te büyük duvar resimleri yaptı; 1931’de New York’taki MoMA’da sergi açan ilk sanatçılardan biri oldu. 1933’te Rockefeller Center için yaptığı Dörtyol Ağzındaki Adam panosuna Lenin’in portresini eklemesi büyük tartışma yarattı; resmi değiştirmeyi reddedince pano 1934’te yıkıldı. Rivera aynı kompozisyonu Mexico City’deki Güzel Sanatlar Sarayı’nda yeniden yaptı.

Son yılları

1937’de, Frida ile birlikte Sovyetler Birliği’nden sürgün edilen Lev Troçki’nin Meksika’ya sığınmasına öncülük etti. 1940’lardan sonra Mexico City’deki duvar resimlerine ve kendi topladığı İspanyol öncesi dönem eserlerine yoğunlaştı; bu koleksiyon için Anahuacalli Müzesi’ni yaptırdı. Frida’nın ölümünden sonra 1955’te galerici Emma Hurtado ile evlendi.

24 Kasım 1957’de, 70 yaşında Mexico City’de kalp yetmezliğinden öldü.

Rivera’nın sanat anlayışı

Neden duvar?

Rivera için resmin müzede ya da zengin bir koleksiyonerin evinde durması yeterli değildi. Duvar resmi, okuyup yazması olmayan insanların bile önünden her gün geçtiği, ücretsiz ve herkese açık bir anlatım biçimiydi. Bu yüzden konuları da halkın kendi tarihiydi: tarım, madencilik, fetih, devrim.

Meksika’nın kendi geçmişi

Avrupa’da geçirdiği on dört yılın ardından Rivera, Meksika’nın Avrupa’yı taklit etmesine gerek olmadığına inanıyordu. Aztek ve Maya uygarlıklarının biçim dünyasını, halk sanatının renklerini ve gündelik hayatın figürlerini resmine taşıdı. Bu yaklaşım, 20. yüzyıl Latin Amerika sanatının en etkili damarlarından biri oldu.

Diego Rivera’nın en önemli 10 eseri

1. Zapatist Manzara (1915)

Nerede: Museo Nacional de Arte, Mexico City

Rivera’nın Paris’teki Kübist döneminin en tanınan eseri. Bir tüfek, bir sombrero ve bir serape (Meksika şalı) kübist düzlemler halinde parçalanmış.

Bu eserde neye bakmalı? Kübizmin içindeki Meksika’ya. Braque ve Picasso’nun gitarlarının yerinde burada bir devrimcinin eşyaları var. Rivera, Avrupa’nın en yeni diliyle kendi ülkesinin devrimini anlatmayı deniyor.

2. Yaratılış (1922)

Nerede: Simón Bolívar Anfitiyatrosu, San Ildefonso Koleji, Mexico City

Rivera’nın Meksika’ya döndükten sonra yaptığı ilk büyük duvar resmi. Altın yaldız ve mum boyayla yapılan eser, insanlığın yaratılışını alegorik figürlerle anlatıyor.

Bu eserde neye bakmalı? Avrupa etkisine. Figürler hala Rönesans ve Bizans sanatını hatırlatıyor; Rivera henüz kendi dilini bulmamış. Bu resmi sonraki duvar resimleriyle karşılaştırmak, üslubunun ne kadar hızlı değiştiğini gösteriyor.

3. Eğitim Bakanlığı duvar resimleri (1923–1928)

Nerede: Eğitim Bakanlığı binası, Mexico City

İki büyük avlunun üç katını kaplayan, 100’den fazla panodan oluşan dev bir dizi. Meksika’nın bölgelerini, bayramlarını, işçilerini ve devrimini anlatıyor.

Bu eserde neye bakmalı? Katlar arasındaki farka. Alt katlarda emek ve bayramlar, üst katlarda devrim ve siyaset var. Frida Kahlo da bazı panolarda silah dağıtan genç bir kadın olarak resmedilmiş. Binayı gezerken duvarlar boyunca yürümek, bir ülkenin kendini anlatışını izlemek gibi.

4. Chapingo Şapeli duvar resimleri (1924–1927)

Nerede: Chapingo Özerk Üniversitesi, Texcoco

Eski bir şapelin içini kaplayan, doğanın döngüsü ile toplumsal devrimi paralel anlatan resimler. Rivera’nın en şiirsel işi sayılır.

Bu eserde neye bakmalı? Tavandan zemine uzanan akışa. Bir yanda toprağın uyanışı, çiçeklenmesi ve hasadı; diğer yanda devrimin doğuşu. Modellerden biri Rivera’nın o dönemki eşi Guadalupe Marín, bir diğeri ise fotoğrafçı Tina Modotti’ydi.

5. Meksika Tarihi (1929–1935)

Nerede: Ulusal Saray, Mexico City

Ulusal Saray’ın merdiven boşluğunu ve koridorlarını kaplayan, Rivera’nın en kapsamlı eseri. İspanyol fethi öncesi uygarlıklardan sömürge dönemine, bağımsızlık savaşından devrime uzanıyor.

Bu eserde neye bakmalı? Merdivenin ortasındaki kartala ve figürlerin kalabalığına. Cortés’ten Zapata’ya, rahiplerden işçilere kadar yüzlerce kişi var. Rivera tarihi, iyilerin ve kötülerin açıkça belli olduğu bir anlatı olarak kuruyor; bu taraflılık hem gücü hem de en çok eleştirilen yanı.

6. Detroit Sanayi Duvar Resimleri (1932–1933)

Nerede: Detroit Institute of Arts

Ford’un River Rouge fabrikasından esinlenen, bir avluyu dört duvardan saran 27 panolu dizi. Rivera’nın kendi en iyi işi olarak gördüğü eser.

Bu eserde neye bakmalı? Montaj hattının ritmine. İşçiler makinelerle aynı hareketin parçası; beden ile makine iç içe geçmiş. Dönemin bazı çevreleri resimleri komünist propaganda sayıp yok edilmesini istedi, ama müze ve Detroit halkı eseri savundu.

7. Dörtyol Ağzındaki Adam (1933 / 1934)

Nerede: Güzel Sanatlar Sarayı, Mexico City (yeniden yapılan versiyon)

New York’taki Rockefeller Center için yapılan pano. Rivera kompozisyona Lenin’in portresini ekleyince tartışma çıktı; resmi değiştirmeyi reddedince pano örtüldü ve 1934’te yıkıldı. Rivera aynı yıl eseri Mexico City’de yeniden yaptı.

Bu eserde neye bakmalı? Ortadaki işçiye ve iki yandaki dünyalara. Bir yanda savaş, sermaye ve eğlence, diğer yanda emek ve dayanışma var. Rivera’nın Meksika versiyonuna, sipariş sahibi ailenin bir üyesini bar sahnesine eklemesi de olaya verdiği cevap olarak okunur.

8. Çiçek Taşıyıcısı (1935)

Nerede: San Francisco Museum of Modern Art (SFMOMA)

Sırtında dev bir sepet dolusu çiçek taşıyan, dizlerinin üzerine çökmüş bir işçi ve ona yardım eden bir kadın.

Bu eserde neye bakmalı? Sepetin ağırlığına. Çiçekler güzel ve parlak; ama onları taşıyan adam yükün altında ezilmiş. Rivera, güzelliğin arkasındaki emeği tek bir görüntüde anlatıyor. Meksika’da satılan güzel şeylerin kimin sırtında taşındığını soruyor.

9. Pan-Amerikan Birliği (1940)

Nerede: City College of San Francisco

San Francisco’daki bir fuar için, halkın önünde çalışılarak yapılan on panolu dev duvar resmi. Kuzey ve Güney Amerika’nın sanatını, teknolojisini ve insanlarını birleştirme fikrini anlatıyor.

Bu eserde neye bakmalı? Ortadaki tanrıça-makine figürüne. Yarısı Aztek taş heykeli, yarısı sanayi makinesi. Rivera iki Amerika’nın birbirini tamamlayabileceğini düşünüyordu. Resmin bazı bölümlerinde Frida Kahlo’yu da görebilirsiniz.

10. Alameda Parkı’nda Bir Pazar Öğleden Sonrasının Düşü (1947)

Nerede: Museo Mural Diego Rivera, Mexico City

Rivera’nın son büyük duvar resimlerinden biri. Mexico City’nin ünlü parkında, Meksika tarihinin dört yüz yılından yüzlerce kişi aynı sahnede bir arada.

Bu eserde neye bakmalı? Ortadaki iskelet figürüne. Meksika halk sanatının ünlü “Catrina”sı, bir yanında çocuk Rivera, diğer yanında karikatürist José Guadalupe Posada ile kol kola. Hemen arkada Frida Kahlo duruyor. Resim, 1985 depreminde zarar gören otelden çıkarılıp kendisi için yapılan müzeye taşındı.

Diego Rivera hakkında filmler

Rivera’nın hayatı, Frida Kahlo ile evliliğini anlatan filmlerde önemli bir yer tutuyor. Hangi filmden başlamanız gerektiğini ve gerçeğe ne kadar sadık kaldıklarını Frida filmleri yazımda anlattım. Diğer ressamların hayatını anlatan filmler için Sanat Filmleri bölümüne bakabilirsiniz.

Rivera’nın eserlerini nerede görebilirsiniz?

Rivera’yı görmek için en doğru yer Mexico City. Ulusal Saray, Eğitim Bakanlığı binası, Güzel Sanatlar Sarayı ve Museo Mural Diego Rivera yürüme mesafesinde sayılabilecek yakınlıkta. Rivera’nın İspanyol öncesi dönem koleksiyonu için yaptırdığı Anahuacalli Müzesi ile Frida Kahlo ile yaşadıkları Estudio Casa Museo Diego Rivera y Frida Kahlo da ziyaret edilebiliyor.

ABD’de Detroit Institute of Arts‘taki Detroit Sanayi panoları, San Francisco’daki SFMOMA ve City College of San Francisco öne çıkan adresler. Rivera’nın eserleri telif koruması altında olduğu için bu yazıda görsellerine yer vermedim; müzelerin sitelerinde görüntülerini bulabilirsiniz.

Diego Rivera hakkında merak edilenler

Muralismo (Meksika duvar resmi) nedir?

Meksika Devrimi’nin ardından 1920’lerde başlayan, sanatı müzelerden çıkarıp kamu binalarının duvarlarına taşıyan hareket. Amaç, halkın kendi tarihini ve mücadelesini herkesin görebileceği bir dille anlatmaktı. Diego Rivera, David Alfaro Siqueiros ve José Clemente Orozco hareketin en tanınan üç ismi.

Rockefeller duvar resmine ne oldu?

Rivera, 1933’te Rockefeller Center için yaptığı panoya Lenin’in portresini ekledi. Resmi değiştirmesi istendi, o reddetti. Pano önce örtüldü, 1934 başında ise tamamen yıkıldı. Rivera aynı yıl aynı kompozisyonu Mexico City’deki Güzel Sanatlar Sarayı’nda yeniden yaptı; bugün orada görülebiliyor.

Diego Rivera ile Frida Kahlo’nun ilişkisi nasıldı?

1929’da evlendiler, 1939’da boşandılar, 1940’ta yeniden evlendiler. Rivera’nın sadakatsizlikleri, özellikle Frida’nın kız kardeşi Cristina ile ilişkisi, evliliğin en büyük krizlerinden biriydi. Buna rağmen ikisi de birbirinin sanatına derin bir saygı duydu ve hayatlarının sonuna kadar birbirlerine bağlı kaldılar. Frida Kahlo yazımda bu ilişkiyi onun tarafından anlattım.

Rivera’nın duvar resimleri neden bu kadar siyasi?

Rivera aktif bir komünistti ve sanatın toplumsal bir görevi olduğuna inanıyordu. Duvar resimlerini işçilerin, köylülerin ve yerli halkların tarihini anlatmak için kullandı. Bu tavır ona hem büyük kamu siparişleri kazandırdı hem de Rockefeller olayında olduğu gibi ciddi krizler yaşattı.

Kısaca Diego Rivera

Doğum8 Aralık 1886, Guanajuato (Meksika)
Ölüm24 Kasım 1957, Mexico City
AkımMeksika duvar resmi (muralismo); erken döneminde Kübizm
EğitimSan Carlos Akademisi, Mexico City
EşleriAngelina Beloff, Guadalupe Marín, Frida Kahlo, Emma Hurtado
Birlikte anıldığı sanatçılarDavid Alfaro Siqueiros, José Clemente Orozco
En ünlü eserleriMeksika Tarihi (Ulusal Saray), Detroit Sanayi Duvar Resimleri
Diğer önemli eserleriChapingo Şapeli, Dörtyol Ağzındaki Adam, Çiçek Taşıyıcısı, Alameda Parkı
MüzeleriMuseo Mural Diego Rivera ve Anahuacalli Müzesi, Mexico City

Rivera’nın resimlerinde her şey büyük: duvarlar, figürler, iddialar. Bir müze salonunda tek bir tablonun karşısına geçmek yerine, koca bir binanın içinde yürüyerek bakıyorsunuz ve bir ülkenin kendisini nasıl anlattığını görüyorsunuz. Siyasi tarafı tartışmaya açık; ama sanatı halkın gündelik hayatının içine sokma konusunda 20. yüzyılda ondan daha kararlı davranan çok az sanatçı var.

Rivera’nın eşi Frida Kahlo, Paris yıllarındaki dostu Amedeo Modigliani ve etkilendiği Paul Cezanne ile Pablo Picasso yazılarıma, diğer ressamlar için Ressamlar sayfasına, sanat akımları için Sanat Tarihi Dönemleri sayfasına bakabilirsiniz. Modern sanat bilginizi sınamak isterseniz Modern Sanat testim sizi bekliyor.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir