|

Marc Chagall: Aşıkları Gökyüzünde Uçuran Ressam

“Hayatımızda, bir ressamın paletinde olduğu gibi, hayata ve sanata anlam veren tek bir renk vardır: sevginin rengi.” — Marc Chagall

Marc Chagall, 20. yüzyılın en şiirsel ressamlarından biri. Gökyüzünde süzülen aşıklar, keman çalan figürler, mavi inekler ve doğduğu Vitebsk kasabasının ahşap evleri; resimleri bir masal ya da bir rüya gibi. Kübizmin, Fovizmin ve Doğu Avrupa Yahudi halk kültürünün izlerini kendine özgü bir dilde birleştirdi.

Neredeyse bütün bir yüzyılı yaşadı: iki dünya savaşını, Rus Devrimi’ni ve Nazi zulmünü gördü, iki kez sürgüne gitti. Resmin yanı sıra vitray, seramik, sahne tasarımı, baskı ve goblen alanlarında da eserler verdi. Bu yazıda önce Chagall’ın hayatını, sonra en önemli eserlerini ve onlara bakarken nelere dikkat etmek gerektiğini anlatıyorum.

Marc Chagall kimdir?

Vitebsk’te bir çocukluk

Moişe Şagal, 7 Temmuz 1887’de o dönem Rus İmparatorluğu’nun parçası olan, bugün Belarus sınırları içinde kalan Vitebsk’te, Hasidik Yahudi bir ailede doğdu. Dokuz çocuklu ailenin en büyüğüydü; babası bir ringa balığı tüccarının yanında çalışıyordu.

Vitebsk’in ahşap evleri, sinagogları, kemancıları, hayvanları ve bayramları, Chagall’ın ömrü boyunca resimlerine taşıdığı bir dünya oldu. Paris’te, New York’ta ya da Provence’ta resim yaparken de hep bu kasabaya döndü. İlk resim derslerini Vitebsk’te ressam Yehuda Pen’den aldı.

St. Petersburg ve Paris

1907’de St. Petersburg’a gitti. 1908–1910 arasında, sonradan Rus Balesi’nin ünlü dekor tasarımcısı olacak Léon Bakst’ın ders verdiği Zvantseva Okulu’nda okudu. 1910’da bir hamisinin verdiği bursla Paris’e gitti.

1912’de Montparnasse’taki ünlü sanatçı kolonisi La Ruche‘ye (Arı Kovanı) yerleşti. Burada şair Blaise Cendrars, Guillaume Apollinaire, Robert Delaunay, Fernand Léger ve Amedeo Modigliani gibi isimlerle tanıştı. Kübizmin parçalanmış biçimlerini ve Fovizmin cesur renklerini gördü; ama onları Vitebsk’ten getirdiği anılarla birleştirerek kendine özgü bir dil yarattı. Apollinaire onun resimlerini tanımlamak için “doğaüstü” kelimesini kullandı.

Rusya’da mahsur kalmak

1914’te Berlin’deki ilk büyük kişisel sergisinin ardından nişanlısı Bella Rosenfeld’i görmek için Vitebsk’e döndü. Birkaç aylığına gittiği Rusya’da I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla mahsur kaldı. 1915’te Bella ile evlendi; kızları Ida 1916’da doğdu. Bella, resimlerinde gökyüzünde süzülen aşık kadın olarak defalarca karşımıza çıkar.

1917 Devrimi’nin ardından Vitebsk’te sanat komiserliğine atandı ve bir halk sanat okulu kurdu. Ama okula davet ettiği Kazimir Maleviç ile sanat anlayışları çatıştı ve Chagall okuldan ayrıldı. 1920’de Moskova’ya gitti ve Devlet Yahudi Tiyatrosu için büyük duvar resimleri yaptı. 1922’de Rusya’dan ayrıldı; bir süre Berlin’de kaldıktan sonra 1923’te Paris’e döndü.

Paris ve ikinci sürgün

Paris’te sanat taciri Ambroise Vollard için Gogol’un Ölü Canlar’ı, La Fontaine’in Masalları ve İncil için baskı dizileri hazırladı. İncil gravürleri için 1931’de Filistin’e gitti. 1937’de Fransız vatandaşı oldu; aynı yıl eserleri Nazi Almanyası’nda “yozlaşmış sanat” olarak müzelerden toplatıldı.

II. Dünya Savaşı’nda Fransa işgal edildiğinde bir Yahudi olarak hayatı tehlikedeydi. 1941’de, Yahudi sanatçı ve aydınların kaçmasına yardım eden Amerikalı gazeteci Varian Fry’ın desteğiyle Marsilya’dan İspanya ve Portekiz üzerinden New York’a kaçtı. 2 Eylül 1944’te Bella, ABD’de bir enfeksiyon sonucu aniden öldü. Chagall aylarca resim yapamadı.

Provence yılları

1948’de Fransa’ya döndü ve Güney Fransa’ya, önce Vence’e, sonra Saint-Paul-de-Vence’e yerleşti. 1952’de Valentina (Vava) Brodsky ile evlendi. Son otuz yılında çalışmalarının ölçeği büyüdü: Paris Operası’nın tavanı, New York Metropolitan Operası’nın dev duvar resimleri, Kudüs’ten Chicago’ya birçok ülkede vitray pencereler.

1973’te Nice’te Marc Chagall Ulusal Müzesi açıldı. Chagall, 28 Mart 1985’te, 97 yaşında Saint-Paul-de-Vence’te öldü.

Chagall’ın sanat anlayışı

Hafızanın resmi

Chagall gördüğünü değil hatırladığını resmetti. Bu yüzden resimlerinde yerçekimi yok: insanlar ve hayvanlar havada süzülüyor, evler baş aşağı duruyor, ölçekler karışıyor. Bir inek bir evden büyük olabiliyor, çünkü hafızadaki önemi öyle. Resimlerindeki mantık, rüyaların ve anıların mantığı.

Renk ve inanç

Renk, Chagall için bir duygu diliydi; derin mavileri, yoğun kırmızıları ve yeşil yüzleri hemen tanınır. Yahudi kültürü ve Tevrat’ın hikayeleri eserlerinin merkezindeydi, ama Hristiyan imgelerini de, özellikle çarmıhtaki İsa’yı, Yahudilerin çektiği acının evrensel bir simgesi olarak kullandı.

Marc Chagall’ın en önemli 10 eseri

1. Ben ve Köy (1911)

Nerede: MoMA, New York

Paris’e gelişinin ardından yapılan, Vitebsk anılarıyla dolu bu tablo Chagall’ın en tanınan eserlerinden biri. Yeşil yüzlü bir adam ile bir ineğin başı, büyük bir dairenin içinde birbirine bakıyor.

Bu eserde neye bakmalı? Adam ile ineğin gözlerini birbirine bağlayan ince çizgiye. Sonra ineğin yanağında süt sağılan küçük sahneye ve arkadaki köy evlerine bakın; iki ev ve bir kadın figürü baş aşağı duruyor. Kübizmin geometrik parçaları, bir köy masalını anlatmak için kullanılmış.

2. Yedi Parmaklı Otoportre (1912–1913)

Nerede: Stedelijk Museum, Amsterdam

Chagall, Paris’teki atölyesinde şövalesinin başında oturuyor; bir elinde yedi parmak var. Pencereden Eyfel Kulesi, duvardaki bir bulutun içinde ise Vitebsk görünüyor.

Bu eserde neye bakmalı? Yedi parmağa. Yidiş dilinde bir işi “yedi parmakla” yapmak, onu büyük bir özen ve hızla yapmak anlamına gelen bir deyimdir. Duvarda İbranice harflerle “Paris” ve “Rusya” yazıyor. Chagall iki dünyası arasında, ikisine de ait olarak oturuyor.

3. Kemancı (1912–1913)

Nerede: Stedelijk Museum, Amsterdam

Karların üzerinde, küçük köy evlerinin arasında yeşil yüzlü, dev bir kemancı. Kemancı figürü Chagall’ın resimlerinde tekrar tekrar karşımıza çıkar; ünlü Damdaki Kemancı müzikalinin adı da bu imgeden esinlenmiştir.

Bu eserde neye bakmalı? Kemancının ayaklarına ve çevresindeki ölçeklere. Bir ayağı bir evin çatısında duruyor, evler oyuncak kadar küçük. Doğu Avrupa Yahudi kasabalarında düğünlerde, doğumlarda ve cenazelerde çalan kemancılar, hayatın bütün önemli anlarının sesiydi.

4. Doğum Günü (1915)

Nerede: MoMA, New York

Bella ile evlenmeden birkaç hafta önce yapılan bu tabloda, Bella elinde bir buketle odada duruyor. Chagall ise havada süzülerek, başını geriye doğru bükerek onu öpüyor.

Bu eserde neye bakmalı? Chagall’ın boynuna. Başı imkansız bir açıyla bükülmüş, bedeni yerden kalkmış. Bella’nın anılarına göre o gün Chagall’a çiçeklerle gittiğinde, Chagall hemen tuvalin başına geçip bu resmi yapmaya başlamıştı. Aşkın insanı yerden kaldırdığı duygusunu bundan daha doğrudan anlatan az resim var.

5. Kasabanın Üzerinde (1914–1918)

Nerede: Tretyakov Galerisi, Moskova

Chagall ve Bella, Vitebsk’in çitleri, evleri ve kilisesinin üzerinde, sarılmış halde süzülüyor.

Bu eserde neye bakmalı? Aşağıdaki kasabanın sıradanlığına. Çitler, ahşap evler, hatta çömelmiş bir adam; hepsi gerçekçi ve gündelik. Bu gündelik dünyanın üzerinde uçan çift, Chagall’ın mutlu evliliğinin ilk yıllarının en güzel imgesi.

6. Yahudi Tiyatrosuna Giriş (1920)

Nerede: Tretyakov Galerisi, Moskova

Moskova’daki Devlet Yahudi Tiyatrosu’nun salonu için yapılan yaklaşık 8 metre uzunluğundaki dev pano. Akrobatlar, müzisyenler, hayvanlar ve oyuncular bir karnaval gibi iç içe geçmiş.

Bu eserde neye bakmalı? Sol alttaki figürlere. Chagall burada kendini, tiyatronun yönetmenini ve oyuncuları da resmetmiş. Tiyatronun duvarlarından söküldükten sonra Sovyet döneminde uzun yıllar depoda saklanan panolar, ancak 1990’larda yeniden sergilenebildi.

7. Beyaz Çarmıha Germe (1938)

Nerede: Art Institute of Chicago

Nazi Almanyası’nda Yahudilere yönelik saldırıların yoğunlaştığı yıl yapılan bu resimde, İsa bir Yahudi dua şalına sarılı olarak çarmıhta görülüyor. Çevresinde yakılan bir sinagog, kaçan insanlar ve yağmalanan evler var.

Bu eserde neye bakmalı? Çarmıhın çevresindeki sahnelere. Chagall, İsa’yı Yahudi halkının acısının simgesi olarak kullanıyor; çarmıhın altındaki yedi kollu şamdan da bunu vurguluyor. Papa Francis’in en sevdiği resimlerden biri olarak bu tabloyu andığı biliniyor.

8. Hadassah Pencereleri (1962)

Nerede: Hadassah Tıp Merkezi Sinagogu, Kudüs

Kudüs’teki Hadassah hastanesinin sinagogu için yapılan on iki vitray pencere. Her biri İsrail’in on iki kabilesinden birini temsil ediyor.

Bu eserde neye bakmalı? Pencerelerde insan figürü olmamasına. Chagall, Yahudi geleneğinde insan tasviri konusundaki hassasiyete saygı göstererek hayvanlar, çiçekler, balıklar ve simgelerle anlatmayı seçti. Işık vitraylardan geçtiğinde renkler duvarlarda hareket ediyor.

9. Paris Operası’nın Tavanı (1964)

Nerede: Palais Garnier, Paris

Fransa Kültür Bakanı André Malraux’nun siparişiyle yapılan, 200 metrekareyi aşan tavan resmi. Ünlü besteciler ve operalardan sahneler, beş renk bölgesine yayılmış halde.

Bu eserde neye bakmalı? Tavandaki Paris simgelerine: Eyfel Kulesi ve Zafer Takı arasında süzülen figürler var. 19. yüzyıl binasına modern bir ressamın müdahale etmesi başlangıçta büyük tartışma yarattı; bugün Opera’nın en çok fotoğraflanan köşelerinden biri.

10. Amerika Pencereleri (1977)

Nerede: Art Institute of Chicago

ABD’nin 200. kuruluş yılı için yapılan ve Chicago’nun sanat, müzik, edebiyat ve din özgürlüğünü kutlayan mavi vitraylar.

Bu eserde neye bakmalı? Maviye. Chagall’ın vitraylarında mavi, gökyüzünün ve sonsuzluğun rengi. Pencerelerin önünde durunca 90 yaşına yaklaşan bir sanatçının hala nasıl bir enerjiyle çalıştığını hissediyorsunuz.

Chagall’ın eserlerini nerede görebilirsiniz?

Fransa’da Nice’teki Marc Chagall Ulusal Müzesi, sanatçının İncil hikayelerini anlatan büyük resim dizisini barındırıyor. Paris’teki Centre Pompidou ve Palais Garnier (Opera tavanı) diğer önemli adresler. Metz ve Reims katedrallerinde de Chagall vitrayları görülebiliyor.

New York’taki MoMA, Amsterdam’daki Stedelijk Museum, Moskova’daki Tretyakov Galerisi ve Chicago’daki Art Institute öne çıkan koleksiyonlar. Doğduğu şehir Vitebsk’te ise çocukluğunun geçtiği ev müze olarak ziyarete açık. Chagall’ın eserleri telif koruması altında olduğu için bu yazıda görsellerine yer vermedim; müzelerin sitelerinde yüksek çözünürlüklü görüntülerini bulabilirsiniz.

Marc Chagall hakkında merak edilenler

Chagall’ın resimlerinde insanlar neden uçuyor?

Chagall gördüğünü değil hatırladığını ve hissettiğini resmetti. Uçan figürler çoğunlukla aşkın, mutluluğun ya da bir anının insanı yerden kaldıran duygusunu anlatıyor. Aynı zamanda Doğu Avrupa Yahudi halk hikayelerinde ve Yidiş deyimlerinde sık görülen, gerçekle hayalin birbirine karıştığı bir dünyanın da yansıması.

Chagall hangi akıma aittir?

Chagall hiçbir akıma tam olarak ait olmadı. Kübizmden ve Fovizmden etkilendi; Sürrealistler onu kendilerinden biri saymak istedi ama o bu daveti kabul etmedi. Bugün genellikle kendine özgü bir modernist olarak değerlendiriliyor.

Chagall’ın ailesi İstanbul’da yaşadı mı?

Türkçe kaynaklarda Chagall’ın ailesinin bir süre İstanbul’da yaşadığına ya da Chagall’ın Romanya Yahudisi olduğuna dair bir anekdot dolaşıyor. Ancak bu bilgiyi doğrulayan bir biyografik kaynak yok. Chagall Vitebsk yakınlarında doğdu, St. Petersburg’da okudu ve 1910’da Paris’e gitti.

Chagall Picasso ile tanışıyor muydu?

Evet, ikisi de Güney Fransa’da yaşadığı yıllarda görüştüler. Picasso‘nun, Matisse öldükten sonra rengin gerçekten ne olduğunu anlayan tek ressamın Chagall olduğunu söylediği aktarılır. Ancak ikisinin ilişkisi zamanla soğudu.

Kısaca Marc Chagall

Doğum7 Temmuz 1887, Vitebsk yakınları (bugün Belarus)
Ölüm28 Mart 1985, Saint-Paul-de-Vence (Fransa)
Gerçek adıMoişe Şagal
AkımKendine özgü modernizm; Kübizm ve Fovizmden etkilendi
EğitimYehuda Pen (Vitebsk), Zvantseva Okulu (St. Petersburg)
EşleriBella Rosenfeld, Valentina (Vava) Brodsky
Çalıştığı alanlarResim, vitray, sahne tasarımı, baskı, seramik, goblen
En ünlü eserleriBen ve Köy (1911), Doğum Günü (1915)
Diğer önemli eserleriYedi Parmaklı Otoportre, Kemancı, Kasabanın Üzerinde, Beyaz Çarmıha Germe, Paris Operası tavanı
MüzesiMarc Chagall Ulusal Müzesi, Nice

Chagall’ın resimlerinde her şey biraz yerinden oynamış: evler eğik, inekler mavi, aşıklar havada. Ama bu karışıklığın içinde garip bir huzur var. Savaşları, sürgünleri ve kayıpları yaşamış bir adamın, doğduğu küçük kasabayı hafızasında bu kadar renkli ve sevgi dolu tutabilmesi bence resimlerinin en dokunaklı yanı.

Chagall’ın Paris yıllarındaki dostu Amedeo Modigliani, Vitebsk’te çatıştığı Kazimir Maleviç ve Güney Fransa’daki komşuları Pablo Picasso ile Henri Matisse yazılarıma, diğer ressamlar için Ressamlar sayfasına, sanat akımları için Sanat Tarihi Dönemleri sayfasına bakabilirsiniz. Modern sanat bilginizi sınamak isterseniz Modern Sanat testim sizi bekliyor.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir