William Blake: Şiiri ve Hayal Gücünü Resme Dönüştüren Sanatçı
“Bir kum tanesinde dünyayı görmek.” — William Blake, Masumiyetin Alametleri şiirinden
William Blake, hem şair hem ressam hem de gravür ustasıydı. Şiirlerini kendi tasarladığı baskı tekniğiyle, resimleriyle birlikte tek bir sayfada yayımladı; metin ile görüntüyü ayrılmaz hale getirdi.
Kendi çağında neredeyse hiç tanınmadı; deli sayıldı, yoksul öldü. Bugün İngiliz Romantizminin en özgün ismi ve edebiyat ile görsel sanatı birleştiren en radikal sanatçılardan biri olarak görülüyor. Bu yazıda önce Blake’in hayatını, sonra en önemli eserlerini ve onlara bakarken nelere dikkat etmek gerektiğini anlatıyorum.
William Blake kimdir?

Londralı bir çorapçının oğlu
William Blake, 28 Kasım 1757’de Londra’da doğdu. Ailesi mütevazı bir esnaf ailesiydi. Okula gitmedi; evde okuma yazma öğrendi ve erken yaşta İncil’i, Milton’ı ve Shakespeare’i okudu.
Çocukluğundan itibaren görüntüler gördüğünü anlattı: ağaçta melekler, odada peygamberler. Bu deneyimler ömrü boyunca sürdü ve sanatının doğrudan kaynağı oldu.
On dört yaşında gravür ustası James Basire’ın yanında çıraklığa başladı; yıllarca Westminster Abbey’deki ortaçağ mezarlarını çizerek çalıştı. Bu gotik biçimler bütün eserlerinde iz bıraktı.
Catherine ve atölye
1782’de Catherine Boucher ile evlendi. Okuma yazma bilmeyen Catherine’e Blake hem okumayı hem de baskı yapmayı öğretti; kitaplarının basımında ve renklendirilmesinde birlikte çalıştılar. Çocukları olmadı, ömür boyu birbirlerine bağlı kaldılar.
Kendi kitabını kendi basmak
Blake, metni ve resmi aynı bakır levha üzerine işleyip basmayı sağlayan bir yöntem geliştirdi. Masumiyet Şarkıları (1789) ve Deneyim Şarkıları (1794) bu teknikle basıldı. Her nüsha elle renklendirildiği için birbirinden farklıdır; yani her kitap tek.
Yoksulluk ve ölüm
Hayatı boyunca ciddi bir alıcı bulamadı; geçimini başkalarının kitaplarına gravür yaparak sağladı. Son yıllarında genç ressamlardan oluşan küçük bir hayran çevresi edindi. 12 Ağustos 1827’de, 69 yaşında Londra’da öldü ve işaretsiz bir mezara gömüldü; mezarının yeri ancak 2018’de belirlenip anıt taşı kondu.
Blake’in sanat anlayışı
Hayal gücü her şeydir
Blake’e göre gerçek, gözle görülen dünya değil, hayal gücüyle kavranan dünyaydı. Doğayı kopyalamayı reddetti, modelden çalışmadı. Bu yüzden figürleri anatomik değil simgeseldir; bedenler alev gibi uzar, kaslar abartılır.
Akla ve makineye karşı
Sanayi Devrimi’nin ortasında yaşadı ve onu insan ruhunu ezen bir düzen olarak gördü. Yalnızca ölçen, hesaplayan aklı eleştirdi; Newton’u bile bu yüzden bir karşı figür olarak resmetti. Şiirlerindeki “karanlık şeytani fabrikalar” ifadesi İngiliz edebiyatının en bilinen dizelerinden.
William Blake’in en önemli 10 eseri
1. Masumiyet ve Deneyim Şarkıları (1789–1794)

Nerede: British Museum, Tate, Fitzwilliam ve başka koleksiyonlar
Blake’in kendi geliştirdiği baskı tekniğiyle bastığı ve elle renklendirdiği şiir kitabı. Kaplan ve Kuzu gibi en tanınan şiirleri burada.
Bu eserde neye bakmalı? Metin ile resmin iç içe geçmesine. Harfler dalların arasından kıvrılıyor, figürler dizelerin aralarına yerleşiyor. Her nüsha ayrı renklendirildiği için hiçbir kopya bir diğerine benzemiyor.
2. Kaplan (1794)

Nerede: Masumiyet ve Deneyim Şarkıları içinde
İngiliz dilinin en çok ezberlenen şiirlerinden biri ve yanındaki kaplan resmi.
Bu eserde neye bakmalı? Kaplanın masumluğuna. Şiir yaratıcının dehşetini sorgularken resimdeki hayvan neredeyse bir oyuncak gibi, gülümser görünüyor. Bu uyumsuzluk bilinçli; Blake metinle görüntünün birbirini tamamlamasını değil, sorgulamasını istiyordu.
3. Günlerin Başlangıcı (1794)

Nerede: British Museum ve çeşitli koleksiyonlar
Bulutların arasından eğilip pergelle karanlığı ölçen yaşlı bir figür. Blake’in en tanınan görüntüsü.
Bu eserde neye bakmalı? Pergele. Figür yaratıcı gibi görünse de Blake için o, yalnızca ölçen ve sınırlayan aklın simgesi. Yani hayranlık duyulacak değil, eleştirilecek bir güç. Blake bu baskıyı ölüm döşeğinde bile yeniden renklendirdiği anlatılır.
4. Newton (1795)

Nerede: Tate Britain, Londra
Deniz dibinde bir kayaya oturmuş, elindeki pergelle geometrik şekil çizen çıplak Newton figürü.
Bu eserde neye bakmalı? Bakış yönüne. Newton’un sırtında olağanüstü bir dünya var; renkli mercanlar, karanlık sular. O ise yalnızca elindeki küçük kağıda bakıyor. Blake bilimi değil, yalnızca hesaba indirgenmiş bakışı eleştiriyor.
5. Merhamet (1795)

Nerede: Tate Britain, Londra
Shakespeare’in Macbeth oyunundaki bir dizeden yola çıkan baskı: rüzgarda süzülen atlar ve bebeği taşıyan figürler.
Bu eserde neye bakmalı? Uçuşan saçlara ve atlara. Her şey havada; yerçekimi yok. Blake bir şiir dizesini doğrudan görüntüye çeviriyor. Bu eserler, onun “renkli baskı” dediği ve boyayla baskıyı birleştiren tekniğiyle yapıldı.
6. Kızıl Ejderha serisi (1805–1810)

Nerede: Brooklyn Museum, National Gallery of Art (Washington) ve başka koleksiyonlar
Vahiy kitabındaki kızıl ejderha sahnelerini konu alan suluboyalar. Blake’in en ürkütücü görüntüleri arasında.
Bu eserde neye bakmalı? Ejderhanın sırtına. Kaslar insan bedeni gibi; kanatlar ise dev. Bu seri, popüler kültürde de iz bıraktı ve birçok filme ve romana konu oldu.
7. Pire’nin Hayaleti (yaklaşık 1819–1820)

Nerede: Tate Britain, Londra
Blake’in, bir seansta gördüğünü anlattığı figürden yola çıkarak yaptığı küçük tablo: elinde kase tutan, pul pul derili bir yaratık.
Bu eserde neye bakmalı? Sahneye. Figür bir tiyatro perdesinin arasından geçiyor; yani gördüğü şeyi bir gösteri gibi sunuyor. Blake bu figürü gerçekten gördüğünü söylüyordu ve çizerken onu tarif etmişti.
8. Kudüs ve Milton (1804–1820)

Nerede: British Museum, Bodleian ve çeşitli koleksiyonlar
Blake’in kendi mitolojisini kurduğu uzun şiir kitapları. Kendi yarattığı tanrılar, şehirler ve karakterlerle bütün bir evren anlatılıyor.
Bu eserde neye bakmalı? Ölçeğe. Yüzlerce sayfa metin ve resim, tek tek elle basılıp renklendirilmiş. Milton’ın önsözündeki dizeler, sonradan İngiltere’nin gayriresmi marşı sayılan Jerusalem ilahisinin sözleri oldu.
9. İş Kitabı gravürleri (1823–1826)

Nerede: Morgan Library, Tate ve çeşitli koleksiyonlar
İncil’deki Eyüp’ün hikayesini anlatan yirmi bir gravürlük dizi. Blake’in teknik açıdan en olgun işi.
Bu eserde neye bakmalı? Kenar süslemelerine. Ana sahnenin çevresindeki bitkiler, yazılar ve küçük figürler hikayeyi yorumluyor. Bu dizi, sağlığında aldığı ender takdirlerden biriydi.
10. Dante’nin İlahi Komedyası çizimleri (1824–1827)

Nerede: Tate Britain, National Gallery of Victoria ve başka koleksiyonlar
Blake’in ölümüne kadar üzerinde çalıştığı, tamamlanmamış suluboya dizisi. Yüzden fazla çalışma bıraktı.
Bu eserde neye bakmalı? Bitmemişliğe. Bazıları yalnızca kurşun kalem taslağı, bazıları tam renkli. Blake bu işe altmış yedi yaşında, İtalyanca öğrenerek başladı. Ölüm döşeğinde son çizimlerinden birine çalıştığı anlatılır.
Blake’in eserlerini nerede görebilirsiniz?
Londra’daki Tate Britain, dünyadaki en büyük Blake koleksiyonuna sahip: Newton, Pire’nin Hayaleti ve renkli baskılar burada. British Museum‘da gravürler ve kitaplar, National Portrait Gallery‘de ise Thomas Phillips’in yaptığı ünlü Blake portresi bulunuyor.
ABD’de Morgan Library, Yale Center for British Art ve Boston MFA önemli koleksiyonlara sahip. Blake’in eserleri ışığa duyarlı olduğu için çoğu müzede sürekli sergilenmiyor; gitmeden önce hangi eserlerin sergide olduğunu kontrol etmekte fayda var. Eserleri telif koruması altında değil; bu yazıya daha fazla görsel eklemek isterseniz müzelerin açık erişimli arşivlerinden yararlanabilirsiniz.
William Blake hakkında merak edilenler
Blake gerçekten görüntüler gördü mü?
Çocukluğundan itibaren melekler ve peygamberler gördüğünü anlattı ve bunları çizdi. Çağdaşlarının bir kısmı onu deli saydı. Bugün araştırmacılar bu deneyimleri kesin bir tanıya bağlamaktan kaçınıyor; Blake’in bunları sanatının merkezine koyduğu ve tutarlı bir mitoloji kurduğu ise açık.
Kendi kitaplarını nasıl bastı?
Metni ve resmi aynı bakır levhaya asitle dayanıklı bir sıvıyla yazıp çizdi, sonra levhayı asitle yedirdi; böylece yazı ve görüntü kabartma olarak kaldı. Bastığı sayfaları eşi Catherine ile birlikte elle renklendirdi. Bu yüzden her nüsha benzersiz.
Jerusalem ilahisi Blake’in mi?
Sözleri, Blake’in Milton adlı kitabının önsözündeki dizelerden geliyor. 1916’da besteci Hubert Parry bu dizeleri besteledi ve ilahi İngiltere’nin en sevilen marşlarından biri oldu. Blake’in kendisi ise bu ünü hiç görmedi.
Blake yaşarken neden tanınmadı?
Kitapları tek tek elle basıldığı için çok az sayıda üretildi ve pahalıydı. Üslubu döneminin beğenisine uymuyordu; akademik çevreler onu ciddiye almadı. Ölümünden sonra, özellikle 19. yüzyılın sonunda şairler ve ressamlar tarafından yeniden keşfedildi.
Kısaca William Blake
| Doğum | 28 Kasım 1757, Londra |
| Ölüm | 12 Ağustos 1827, Londra |
| Alanları | Şiir, resim, gravür, baskı |
| Akım | Romantizm; kendine özgü mistik dünya |
| Eşi | Catherine Boucher |
| Tekniği | Kendi geliştirdiği kabartma baskı; elle renklendirme |
| En ünlü eserleri | Günlerin Başlangıcı (1794), Newton (1795) |
| Kitapları | Masumiyet ve Deneyim Şarkıları, Milton, Kudüs |
| En büyük koleksiyon | Tate Britain, Londra |
Blake’in sayfalarına bakarken insan, yazı ile resmin bu kadar iç içe geçebileceğine şaşırıyor. Newton’un önünde durunca da şunu düşünüyorsunuz: adam, bilimin en parlak döneminde çıkıp yalnızca ölçmenin yeterli olmadığını söylemiş. Yoksul ölüp iki yüz yıl sonra bu kadar çok okunması ise kendi başına bir hikaye.
Blake’in çağdaşları J. M. W. Turner ve John Constable, ondan etkilenen sonraki kuşaklardan Dante Gabriel Rossetti yazılarıma, diğer ressamlar için Ressamlar sayfasına bakabilirsiniz. Rokoko ve Romantizm eserlerini ne kadar tanıdığınızı merak ediyorsanız Rokoko ve Romantizm testim sizi bekliyor.
