Rembrandt: Işığın İçinden İnsan Ruhuna Bakan Ressam

“Bir resim, ressamın onu bitmiş saydığı anda bitmiştir.” — Rembrandt’a atfedilen söz

Rembrandt van Rijn, Hollanda Altın Çağı’nın en büyük ressamı ve sanat tarihinin en usta ışık kullanıcılarından biri. Portrelerinde yüzlerin ardındaki düşünceyi, tereddüdü ve yorgunluğu görünür kıldı.

Kariyerinin başında Amsterdam’ın en çok aranan ressamıydı; sonunda iflas etti ve varlıklarını sattı. Ama son yılları, bugün en çok değer verilen eserlerini verdiği dönem oldu. Bu yazıda önce Rembrandt’ın hayatını, sonra en önemli eserlerini ve onlara bakarken nelere dikkat etmek gerektiğini anlatıyorum.

Rembrandt kimdir?

Rembrandt'ın 1659 tarihli otoportresi
Rembrandt, Otoportre, 1659. National Gallery of Art, Washington.

Leiden’den Amsterdam’a

Rembrandt Harmenszoon van Rijn, 15 Temmuz 1606’da Hollanda’nın Leiden kentinde, değirmenci bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Üniversiteye kaydoldu ama kısa sürede bıraktı ve resim eğitimine yöneldi. Amsterdam’da tarih ressamı Pieter Lastman’ın yanında altı ay çalıştı; hikaye anlatma biçimini büyük ölçüde ondan öğrendi.

1631’de Amsterdam’a yerleşti. Kentin zenginleşen tüccar sınıfı portre yaptırmak istiyordu ve Rembrandt kısa sürede en çok tercih edilen isim oldu.

Saskia ve mutlu yıllar

1634’te, sanat taciri ortağının kuzeni Saskia van Uylenburgh ile evlendi. Bu evlilik ona hem toplumsal bir çevre hem de rahat bir hayat getirdi. Büyük bir ev satın aldı, sanat eseri ve egzotik nesne biriktirdi. Dört çocuklarından yalnızca Titus yetişkinliğe ulaşabildi. Saskia 1642’de, Titus’un doğumundan kısa süre sonra öldü.

Gece Devriyesi ve düşüş

Aynı yıl, Amsterdam şehir muhafız birliği için yaptığı büyük grup portresi Gece Devriyesi‘ni tamamladı. Uzun süre bu resmin beğenilmediği ve kariyerini bitirdiği anlatıldı; bugün araştırmacılar bunun doğru olmadığını, eserin dönemde takdir edildiğini söylüyor.

Yine de 1650’lerde işleri bozuldu. Aşırı harcamaları, sanat koleksiyonu tutkusu ve azalan siparişler yüzünden 1656’da iflas etti; evi ve koleksiyonu satıldı. Hayatının geri kalanını daha mütevazı bir evde, oğlu Titus ve hayat arkadaşı Hendrickje Stoffels’in kurduğu bir şirket aracılığıyla çalışarak geçirdi.

Son yılları

Hendrickje 1663’te, Titus ise 1668’de öldü. Rembrandt 4 Ekim 1669’da, 63 yaşında yoksul bir halde Amsterdam’da öldü ve kimliği belirsiz bir mezara gömüldü. Geç dönem eserleri, kalın boya katmanları ve yalın anlatımıyla bugün sanatının doruğu sayılıyor.

Rembrandt’ın sanat anlayışı

Işık ve gölge

Rembrandt’ın ışığı Caravaggio’nunki kadar sert değil; daha yumuşak, altın renkli ve sisli. Bir yüzün yarısını gölgede bırakır, gözlerden birine ışık düşürür. Bu yüzden portrelerinde insanlar hep bir şey düşünürken yakalanmış gibi görünür.

Kalın boya, hızlı fırça

Özellikle geç döneminde boyayı kalın katmanlar halinde, bazen palet bıçağıyla sürdü. Yakından bakınca yüzeyin ne kadar dağınık olduğunu görürsünüz; birkaç adım geri çekilince bu dağınıklık kumaşa, deriye ve ışığa dönüşür. Dönemin bazı müşterileri bu “bitmemiş” görünümden şikayet etti.

Rembrandt’ın en önemli 10 eseri

1. Dr. Tulp’un Anatomi Dersi (1632)

Rembrandt'ın Dr. Tulp'un Anatomi Dersi tablosu: cesedin başında toplanan hekimler
Rembrandt, Dr. Tulp’un Anatomi Dersi, 1632. Mauritshuis, Lahey.

Nerede: Mauritshuis, Lahey

Amsterdam Cerrahlar Loncası için yapılan grup portresi. Dr. Nicolaes Tulp, bir cesedin kol kaslarını gösteriyor. Rembrandt 26 yaşındaydı.

Bu eserde neye bakmalı? Kafaların dizilişine. Klasik grup portrelerindeki sıra düzeni yerine figürler bir üçgen oluşturuyor; herkes ya cesede ya da kitaba bakıyor. Resim, Rembrandt’ın Amsterdam’daki ününü bir anda kuran eser oldu.

2. Samson’un Kör Edilişi (1636)

Rembrandt'ın Samson'un Kör Edilişi tablosu: askerlerin saldırı anı
Rembrandt, Samson’un Kör Edilişi, 1636. Städel Museum, Frankfurt.

Nerede: Städel Museum, Frankfurt

Delilah’ın ihanetinden sonra askerlerin Samson’un gözünü kör ettiği şiddetli an.

Bu eserde neye bakmalı? Işığın girdiği mağara ağzına. Sahne bir çadırın içinde ve tek ışık kaynağı girişten geliyor. Bacakların, zincirlerin ve mızrağın oluşturduğu keskin açılar sahneyi neredeyse tahammül edilmez kılıyor. Rembrandt’ın Barok dramı en uca götürdüğü eser.

3. Gece Devriyesi (1642)

Rembrandt'ın Gece Devriyesi tablosu: harekete geçen milis bölüğü
Rembrandt, Gece Devriyesi, 1642. Rijksmuseum, Amsterdam.

Nerede: Rijksmuseum, Amsterdam

Kaptan Frans Banninck Cocq’un muhafız birliğini gösteren, yaklaşık 4,5 metre genişliğinde grup portresi. Hollanda’nın en ünlü tablosu.

Bu eserde neye bakmalı? Hareketin anına. O güne kadarki grup portreleri sıraya dizilmiş insanlardan oluşurdu; burada birlik yürümeye başlıyor, biri bayrağı kaldırıyor, bir köpek havlıyor. Adının “gece” olmasının nedeni, yüzyıllar içinde koyulaşan vernik; sahne aslında gündüz geçiyor. Tablo 1715’te yeni yerine sığsın diye kenarlarından kesildi.

4. Belshazzar’ın Şöleni (1635–1638)

Rembrandt'ın Belshazzar'ın Şöleni tablosu: duvarda beliren yazı
Rembrandt, Belshazzar’ın Şöleni, 1635–1638. National Gallery, Londra.

Nerede: National Gallery, Londra

Babil kralının şöleninde duvarda beliren İbranice yazı ve kralın dehşeti.

Bu eserde neye bakmalı? Ellere ve devrilen kadehe. Herkes aynı anda irkiliyor; şarap havada dökülüyor. Rembrandt yazıyı, Amsterdam’daki komşusu bir bilginden öğrendiği doğru İbranice harflerle yazmış.

5. Otoportreler (1620’ler–1669)

Rembrandt'ın Havari Pavlus olarak otoportresi
Rembrandt, Havari Pavlus Olarak Otoportre, 1661. Rijksmuseum, Amsterdam.

Nerede: Rijksmuseum, Mauritshuis, National Gallery, Kenwood House ve başka müzeler

Rembrandt hayatı boyunca yaklaşık seksen otoportre yaptı: yağlıboya, gravür ve çizim olarak. Bu, sanat tarihinde eşi az görülen bir sayı.

Bu eserde neye bakmalı? Genç ve yaşlı portreleri yan yana düşünün. Yirmili yaşlarda şapkalı, zırhlı, rol yapan bir genç; altmışlarında ise yüzündeki her çizgiyi gizlemeyen bir adam. Bu diziyi sırayla izlemek, bir insanın kendine bakışının nasıl değiştiğini görmek gibi.

6. Bathsheba Banyoda (1654)

Rembrandt'ın Bathsheba Banyoda tablosu: elinde mektup tutan kadın
Rembrandt, Bathsheba Banyoda, 1654. Louvre Müzesi, Paris.

Nerede: Louvre Müzesi, Paris

Kral Davut’un mektubunu elinde tutan Bathsheba. Modeli Hendrickje Stoffels olduğu düşünülüyor.

Bu eserde neye bakmalı? Yüzdeki ifadeye. Bathsheba çıplaklığıyla değil, aldığı kararla meşgul; bakışı dalgın ve hüzünlü. Rembrandt, dönemin çıplak kadın resimlerindeki süslü ve baştan çıkarıcı tavrın yerine iç dünyayı koyuyor.

7. Jan Six’in Portresi (1654)

Rembrandt'ın Jan Six Portresi: eldivenini giyen adam
Rembrandt, Jan Six’in Portresi, 1654. Six Koleksiyonu, Amsterdam.

Nerede: Six Koleksiyonu, Amsterdam

Arkadaşı ve hamisi olan Amsterdamlı aydının portresi. Hala aynı ailenin elinde bulunuyor.

Bu eserde neye bakmalı? Eldivene. Six eldivenini giyerken yakalanmış; resim bir an sonra kapıdan çıkacakmış gibi. Eldivenin boyası, birkaç hızlı fırça hareketiyle sürülmüş. Yakından bakınca neredeyse soyut bir yüzey görürsünüz.

8. Loncanın Denetçileri (1662)

Rembrandt'ın Loncanın Denetçileri tablosu: masadaki beş denetçi
Rembrandt, Loncanın Denetçileri, 1662. Rijksmuseum, Amsterdam.

Nerede: Rijksmuseum, Amsterdam

Kumaş loncasının beş denetçisi ve arkadaki hizmetli. Rembrandt’ın son büyük grup portresi.

Bu eserde neye bakmalı? Bakışlara. Figürler sanki toplantıları bölünmüş gibi hep birlikte bize bakıyor. Resim, izleyicinin masaya biraz aşağıdan baktığı bir açıyla kurulmuş; bu da onları anıtsal kılıyor.

9. Yahudi Gelin (yaklaşık 1665)

Rembrandt'ın Yahudi Gelin tablosu: birbirine dokunan çift
Rembrandt, Yahudi Gelin, yaklaşık 1665. Rijksmuseum, Amsterdam.

Nerede: Rijksmuseum, Amsterdam

Birbirine sarılmış bir çift. Kimliği bilinmiyor; ad sonradan verildi. Van Gogh bu tablonun karşısında iki hafta oturabilmek için ömründen on yıl vereceğini yazmıştı.

Bu eserde neye bakmalı? Ellere. Erkeğin eli kadının göğsünde, kadının eli onun elinin üzerinde; bütün resim bu iki dokunuşta toplanıyor. Altın rengi elbisenin boyası öyle kalın ki neredeyse kabartma gibi.

10. Savurgan Oğlun Dönüşü (yaklaşık 1668)

Rembrandt'ın Savurgan Oğlun Dönüşü tablosu: oğlunu kucaklayan yaşlı baba
Rembrandt, Savurgan Oğlun Dönüşü, yaklaşık 1668. Ermitaj Müzesi, St. Petersburg.

Nerede: Ermitaj Müzesi, St. Petersburg

İncil’deki benzetmede, her şeyini harcayıp dönen oğlunu affeden babanın onu kucaklaması. Rembrandt’ın son eserlerinden.

Bu eserde neye bakmalı? Babanın ellerine. Sağ el ve sol el birbirinden farklı çizilmiş; biri daha sert, diğeri daha yumuşak. Sanat tarihçileri bunu anne ve baba şefkatinin birleşimi olarak yorumlar. Oğlanın yıpranmış ayakkabıları ve kazınmış saçı da hikayeyi tek bakışta anlatıyor.

Rembrandt’ın eserlerini nerede görebilirsiniz?

Amsterdam’daki Rijksmuseum en önemli adres: Gece Devriyesi, Yahudi Gelin ve Loncanın Denetçileri burada. Sanatçının yirmi yıl yaşadığı ev, Rembrandt Evi Müzesi olarak ziyarete açık; gravür atölyesi yeniden kurulmuş durumda. Lahey’deki Mauritshuis de Anatomi Dersi ile önemli bir durak.

Hollanda dışında Londra’daki National Gallery, Paris’teki Louvre, New York’taki The Met ve St. Petersburg’daki Ermitaj güçlü koleksiyonlara sahip. Rembrandt’ın eserleri telif koruması altında değil; bu yazıya görsel eklemek isterseniz müzelerin açık erişimli arşivlerinden yararlanabilirsiniz.

Rembrandt hakkında merak edilenler

Gece Devriyesi neden “gece”?

Resim aslında gündüz geçiyor. Yüzyıllar boyunca üzerinde biriken vernik tabakası koyulaşınca sahne gece gibi görünmeye başladı ve tablo bu adla anıldı. Temizlik çalışmalarından sonra gerçek renkleri ortaya çıktı, ama ad kaldı.

Rembrandt kaç otoportre yaptı?

Yaklaşık seksen: kırka yakın tablo, otuzdan fazla gravür ve birkaç çizim. Bu, sanat tarihindeki en kapsamlı otoportre serilerinden biri. Bazıları müşteri için yapılmış ürünler, bazıları ise yüz ifadelerini incelediği çalışmalar.

Rembrandt neden iflas etti?

Yüksek yaşam standardı, aldığı büyük ev ve tutkulu sanat koleksiyonculuğu borçlarını büyüttü; aynı yıllarda portre siparişleri azaldı ve Hollanda ekonomisi savaş nedeniyle daraldı. 1656’da iflasını ilan etti, evi ve koleksiyonu açık artırmayla satıldı.

Rembrandt ile Caravaggio arasındaki fark nedir?

İkisi de ışığı dramatik biçimde kullandı. Caravaggio‘nun ışığı sert ve keskindir, sahneyi bir tiyatro gibi kurar. Rembrandt’ınki daha yumuşak, altın renkli ve psikolojiktir; amacı olayı değil, kişinin iç dünyasını göstermektir.

Kısaca Rembrandt

Doğum15 Temmuz 1606, Leiden (Hollanda)
Ölüm4 Ekim 1669, Amsterdam
DönemBarok, Hollanda Altın Çağı
HocasıPieter Lastman
EşiSaskia van Uylenburgh; sonra Hendrickje Stoffels ile yaşadı
OğluTitus
Otoportre sayısıYaklaşık 80 (tablo, gravür ve çizim)
En ünlü eserleriGece Devriyesi (1642), Yahudi Gelin (yaklaşık 1665)
Diğer önemli eserleriDr. Tulp’un Anatomi Dersi, Savurgan Oğlun Dönüşü, Bathsheba Banyoda
En büyük koleksiyonRijksmuseum, Amsterdam

Rembrandt’ın portrelerinde insanlar poz vermiyor, düşünüyor. Yaşlılık otoportrelerine bakınca, bir ressamın kendi yüzündeki yıpranmayı hiç gizlemeden kaydetmesinin ne kadar cesur bir iş olduğunu anlıyorsunuz. Yahudi Gelin’in önünde Van Gogh’un neden ömründen yıllar vermeye razı olduğunu da.

Rembrandt’ın çağdaşları ve Barok’un diğer ustaları Caravaggio, Diego Velazquez ve Peter Paul Rubens yazılarıma, diğer ressamlar için Ressamlar sayfasına, sanat akımları için Sanat Tarihi Dönemleri sayfasına bakabilirsiniz. Rönesans ve Barok ressamlarını ne kadar tanıdığınızı merak ediyorsanız Rönesans ve Barok testim sizi bekliyor.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir