|

Azize Teresa’nın Vecdi (Bernini): Heykelin Anlamı, Hikayesi ve Nerede Görülür

Bernini'nin Azize Teresa'nın Vecdi heykeli: melek ve Azize Teresa

Azize Teresa’nın Vecdi, Barok heykelin ustası Gian Lorenzo Bernini‘nin 1647–1652 yılları arasında Roma’daki Santa Maria della Vittoria Kilisesi için yaptığı mermer heykel grubu. Bir bulutun üzerinde, bayılmak üzere olan bir rahibe ve karşısında elinde altın bir ok tutan, gülümseyen bir melek. Üstlerinde, gizli bir pencereden süzülen ışık altın ışınlar halinde aşağı iniyor. İki yanda ise tiyatro localarından sahneyi izleyen bir ailenin heykelleri var. Azize Teresa’nın Vecdi, heykeli, mimariyi, ışığı ve resmi tek bir gösteride birleştiren Barok sanatın en ünlü eserlerinden biri. Bu yazıda heykelin hikayesini, neye bakmak gerektiğini, yüzyıllardır süren tartışmasını ve Roma’da nerede görebileceğinizi anlatıyorum.

Azize Teresa’nın Vecdi hakkında kısa bilgi

Bernini'nin Azize Teresa'nın Vecdi heykeli: bulut üzerinde kendinden geçmiş Teresa ve altın oklu melek
Gian Lorenzo Bernini, Azize Teresa'nın Vecdi, 1647–1652. Cornaro Şapeli, Santa Maria della Vittoria, Roma.
SanatçıGian Lorenzo Bernini (1598–1680)
Özgün adıEstasi di Santa Teresa
Tarih1647–1652
MalzemeMermer, yaldızlı bronz, renkli taşlar
BoyutFigürler yaklaşık insan boyunda
YaptıranVenedikli Kardinal Federico Cornaro
DönemBarok
NeredeCornaro Şapeli, Santa Maria della Vittoria Kilisesi, Roma

Azize Teresa kim?

Avilalı Teresa (1515–1582), İspanya’da yaşamış bir Karmelit rahibesiydi. Tarikatını daha sade ve disiplinli bir hayata döndürmek için reformlar yaptı, pek çok manastır kurdu ve mistik deneyimlerini anlattığı kitaplar yazdı. Ölümünden kırk yıl sonra, 1622’de azize ilan edildi.

Heykelin konusu, Teresa’nın kendi hayat hikayesinde anlattığı bir görüntü. Teresa, bir gün yanında küçük ve çok güzel bir melek gördüğünü yazdı. Meleğin elinde ucu ateşli, altın bir mızrak vardı. Melek mızrağı birkaç kez kalbine sapladı ve her çekişinde Teresa’yı Tanrı’nın sevgisiyle yanar halde bıraktı. Teresa bu deneyimi hem çok büyük bir acı hem de ondan vazgeçmek istemeyeceği kadar tatlı bir haz olarak anlattı. Bernini bu anı taşa dönüştürdü.

Heykelin hikayesi: Bernini’nin dönüşü

Bernini'nin Azize Teresa'nın Vecdi için yaptığı pişmiş toprak hazırlık modeli
Gian Lorenzo Bernini, Azize Teresa'nın Vecdi için pişmiş toprak model. Ermitaj Müzesi, St. Petersburg.

1640’ların ortası Bernini için zor bir dönemdi. Onu yıllarca destekleyen Papa VIII. Urbanus 1644’te ölmüş, yeni papa X. Innocentius ise Bernini’ye soğuk davranıyordu. Üstelik Bernini’nin Aziz Petrus Bazilikası için tasarladığı çan kulesinde çatlaklar çıkmış, kule yıkılmıştı. Bu, büyük bir aşağılanmaydı.

İşte bu sırada Venedikli Kardinal Federico Cornaro, Santa Maria della Vittoria Kilisesi’nde ailesi için bir mezar şapeli yaptırmak istedi ve işi Bernini’ye verdi. Bernini bu küçük şapeli bir başyapıta dönüştürdü ve itibarını geri kazandı. Anlatılana göre Bernini, bu eseri kendi yaptıklarının en az kötüsü olarak görüyordu. Bu, onun ağzından çıkabilecek en büyük övgüydü.

Azize Teresa’nın Vecdi’nde neye bakmalı?

Bu eser yalnızca bir heykel değil, bütün bir şapel. Şapele girince yalnızca ortadaki heykele değil, yanlara, yukarıya ve aşağıya da bakın.

Neye bakmalı? Teresa’nın yüzü

Teresa’nın başı geriye düşmüş, gözleri yarı kapalı, dudakları aralık. Yüzünde acı ile coşkunun aynı anda yaşandığı bir ifade var. Bernini, mermeri adeta canlı bir yüz gibi yumuşatmış. Teresa’nın bir eli ve çıplak ayağı sarkıyor. Bedeninin ağırlığı kaybolmuş, sanki bayılıyor ya da uyanmak üzere.

Neye bakmalı? Melek ve altın ok

Azize Teresa'nın Vecdi detayı: gülümseyen melek ve elindeki altın ok
Gian Lorenzo Bernini, Azize Teresa'nın Vecdi (detay). Cornaro Şapeli, Santa Maria della Vittoria, Roma.

Teresa’nın karşısında duran melek genç, zarif ve gülümsüyor. Bir eliyle Teresa’nın giysisinin ucunu hafifçe tutuyor, öbür elinde yaldızlı bronzdan bir ok var. Ok, kalbe saplanmak üzere mi, yoksa az önce çekilmiş mi? Bernini bu soruyu cevapsız bırakıyor. Meleğin tatlı, neredeyse muzip gülümsemesi ile Teresa’nın kendinden geçmiş yüzü arasındaki karşıtlık, sahneye büyük bir gerilim katıyor.

Neye bakmalı? Kıvrılan giysiler

Teresa’nın kalın rahibe giysisi, sanki bir fırtına içindeymiş gibi kıvrılıp dalgalanıyor. Kumaşın kıvrımları, Teresa’nın bedeninden çok onun iç dünyasındaki çalkantıyı anlatıyor. Meleğin ince, uçuşan giysisi ise bambaşka bir dokuda. Bernini mermerde kalın yünü, ince ipeği, bulutu ve teni birbirinden ayırt edilebilir biçimde işlemiş.

Neye bakmalı? Gizli pencere ve altın ışınlar

Heykelin arkasında, yaldızlı bronzdan yapılmış ışınlar yukarıdan aşağı iniyor. Onların üstünde ise izleyicinin göremediği gizli bir pencere var. Bu pencereden giren gün ışığı doğrudan heykelin üzerine düşüyor ve mermeri aydınlatıyor. Sanki ışık gerçekten gökten geliyor. Bernini burada bir tiyatro sahnesi gibi ışık tasarımı yaptı.

Neye bakmalı? Localardaki izleyiciler

Cornaro Şapeli'nin yan duvarındaki locada sahneyi izleyen Cornaro ailesi heykelleri
Cornaro ailesinin heykelleri, sağ duvardaki loca. Cornaro Şapeli, Santa Maria della Vittoria, Roma.

Şapelin iki yan duvarında, tiyatro localarını andıran bölmeler var. Localarda Cornaro ailesinin erkekleri, kardinaller ve bir Venedik doçu, mermerden heykeller olarak oturuyor. Kimi sahneye bakıyor, kimi kitap okuyor, kimi yanındakiyle konuşuyor. Bernini, Teresa’nın mistik deneyimini bir tiyatro gösterisine, izleyicileri de o gösterinin seyircilerine dönüştürmüş. Şapele giren biz de bu seyircilere katılıyoruz.

Neye bakmalı? Tavan ve zemin

Başınızı kaldırın: Şapelin tavanında, bulutlar ve meleklerle dolu bir cennet resmedilmiş. Bulutlar resmin çerçevesinden taşıyor gibi. Sonra aşağıya bakın: Zeminde, renkli mermer kakmalarla yapılmış iskeletler, dua eden ölüler var. Yukarıda cennet, ortada ilahi deneyim, aşağıda ölüm. Şapelin tamamı, insan ruhunun yolculuğunu anlatan tek bir kompozisyon.

Bel composto: sanatların birliği

Cornaro Şapeli'nin genel görünüşü: ortada heykel, üstte altın ışınlar ve boyalı tavan
Cornaro Şapeli'nin genel görünüşü. Cornaro Şapeli, Santa Maria della Vittoria, Roma.

Bernini’nin Cornaro Şapeli’nde yaptığı şeye İtalyanca “bel composto”, yani güzel bütün denir: mimarlığın, heykelin, resmin ve ışığın birbirinden ayrılmaz bir bütün halinde birleşmesi. İzleyici tek bir esere değil, içine girdiği bir ortama bakıyor. Bu anlayış, Barok sanatın en önemli özelliklerinden biri. Barok sanatçılar, Karşı Reform döneminde Katolik Kilisesi’nin istediği gibi, inananları duygularıyla etkilemek, onları sahnenin içine çekmek istiyordu. Barok sanatın genel özelliklerini Barok Sanat yazımda anlattım.

Bir tartışma: kutsal mı, dünyevi mi?

Teresa’nın yüz ifadesi ve bedeninin duruşu, yüzyıllardır tartışma konusu. 18. yüzyılda Roma’yı gezen bazı yazarlar, heykeldeki ifadenin dini bir deneyimden çok dünyevi bir hazza benzediğini alaycı bir dille yazdı. 20. yüzyılda da heykel, psikanalistlerin ve düşünürlerin mistik deneyim ile beden arasındaki ilişkiyi tartıştığı yazılarda sık sık örnek gösterildi.

Oysa Bernini, Teresa’nın kendi sözlerine çok sadık kaldı. Teresa deneyimini zaten hem bedensel hem ruhsal bir yoğunlukla anlatmıştı. Bernini de derin bir inanca sahip bir Katolikti. Barok dönemde ilahi olana ulaşmanın, bütün duyularla yaşanan bir deneyim olarak gösterilmesi olağan bir şeydi. Heykelin gücü de biraz bu belirsizlikten, kutsal ile insani olanın arasındaki o ince çizgiden geliyor.

Azize Teresa’nın Vecdi nerede görülür?

Roma'daki Santa Maria della Vittoria Kilisesi'nin cephesi
Santa Maria della Vittoria Kilisesi, Roma.

Heykel, Roma’nın merkezinde, Termini tren istasyonuna yürüme mesafesindeki Santa Maria della Vittoria Kilisesi’nde, sol taraftaki Cornaro Şapeli’nde. Kilise küçük ve giriş genellikle ücretsiz, ama hala ibadet edilen bir kilise olduğu için ayin saatlerinde ziyaret kısıtlanabiliyor. Işık, heykelin nasıl göründüğünü çok değiştiriyor. Gizli pencereden gelen gün ışığının etkisini görmek için gündüz saatlerinde gitmenizi öneririm.

Bernini’nin öteki başyapıtları da Roma’da. Aziz Petrus Bazilikası’ndaki dev bronz baldaken ve meydanı saran sütunlu revaklar onun eseri. Aynı bazilikada Michelangelo’nun Pieta‘sı da var. Bernini’nin gençken hayranlıkla incelediği antik Laokoon heykeli ise Vatikan Müzeleri‘nde.

Heykelin sanatçısı: Bernini

Gian Lorenzo Bernini 1598’de Napoli’de doğdu, çocukken ailesiyle Roma’ya taşındı. Heykeltıraş babasının yanında yetişti ve henüz yirmili yaşlarındayken mermerde hareketi ve duyguyu işleyen heykelleriyle ün kazandı. Heykeltıraş, mimar ve sahne tasarımcısı olarak Barok Roma’nın görünümünü belirledi. Papalar için çalıştı, meydanlar, çeşmeler ve kiliseler tasarladı. 1680’de, 81 yaşında Roma’da öldü. Onun gerçekçi ışık ve dram anlayışını resimde Caravaggio ile karşılaştırmak ilginç. Hayatını ve öteki eserlerini Bernini yazımda anlattım.

Sıkça sorulan sorular

Azize Teresa’nın Vecdi nerede?

Roma’daki Santa Maria della Vittoria Kilisesi’nde, Cornaro Şapeli’nde.

Azize Teresa’nın Vecdi kimin eseri?

Barok heykeltıraş Gian Lorenzo Bernini’nin. Heykeli 1647–1652 yıllarında Kardinal Federico Cornaro için yaptı.

Azize Teresa’nın Vecdi ne anlatıyor?

Avilalı Teresa’nın, bir meleğin altın bir okla kalbini deldiğini ve onu Tanrı sevgisiyle yaktığını anlattığı mistik deneyimini.

Heykelin üzerindeki ışık nereden geliyor?

Heykelin üstünde, izleyicinin göremediği gizli bir pencere var. Pencereden giren gün ışığı, yaldızlı bronz ışınlarla birlikte heykeli aydınlatıyor.

Yan duvarlardaki heykeller kimler?

Şapeli yaptıran Cornaro ailesinin erkekleri: kardinaller ve bir Venedik doçu. Tiyatro localarını andıran bölmelerden sahneyi izliyorlar.

Özet

Ne?Azize Teresa’nın mistik deneyimini anlatan heykel ve şapel
Kim, ne zaman?Gian Lorenzo Bernini, 1647–1652
Neye bakmalı?Teresa’nın yüzü, melek ve altın ok, kıvrılan giysiler, gizli pencere, localardaki izleyiciler, tavan ve zemin
ÖnemiHeykel, mimari, resim ve ışığı birleştiren Barok “bel composto” anlayışının doruğu
TartışmaTeresa’nın ifadesinin kutsal mı dünyevi mi olduğu
Nerede?Cornaro Şapeli, Santa Maria della Vittoria, Roma

Son söz

Azize Teresa’nın Vecdi’ni yazarken en çok ilgimi çeken şey, yan duvarlardaki localarda oturan Cornaro ailesi oldu. Bernini, dört yüz yıl önce, bir mucizeyi izleyen seyircileri de heykelin bir parçası yapmış. Şapele girdiğimizde biz de o seyircilere katılıyor, sahnenin bir parçası oluyoruz. Barok sanatın bütün büyüsü belki de burada: izlemekle yaşamak arasındaki sınırı ortadan kaldırmak. Rönesans ve Barok bilginizi sınamak isterseniz testime de göz atabilirsiniz.

Benzer Gönderiler