Çağdaş sanatı ne kadar biliyorsunuz?
Bu testte bir farklılık var: görsel yok.
Sebebi basit. Sitedeki diğer testlerde gördüğünüz eserlerin hepsi kamu malı, yani telif süresi dolmuş. Çağdaş sanatta ise durum tersine döner; bu eserlerin görselleri sanatçının ya da vakfının izni olmadan yayımlanamaz. Kendi kuralına uymayan bir sanat tarihi sitesi olmasın diye görselleri koymuyorum.
Ama asıl mesele şu: çağdaş sanatta eserin neye benzediği çoğu zaman ikinci sıradadır. Önemli olan ne yaptığı, nerede durduğu, kimi kızdırdığıdır. Yani bu test aslında bu sanatın doğru okunma biçimine daha yakın. Aşağıdaki yedi soruda eserlerin hikâyeleri var; cevap kutularını açmadan önce siz düşünün.
1. Soru
1917’de bir sanatçı, mağazadan aldığı sıradan bir pisuvarı ters çevirdi, üzerine takma bir isimle imza attı ve sergiye gönderdi. Sergi jürisi her başvuruyu kabul edeceğini önceden ilan etmişti. Ne oldu?
Cevabı gör
Yine de reddedildi — ve modern sanat tarihinin en önemli anlarından biri böyle doğdu.
Marcel Duchamp’ın “Çeşme” adını verdiği bu iş, sergi salonunun arkasına saklandı. Duchamp jüri üyelerinden biriydi ve kimliğini gizlemişti; ret kararı çıkınca istifa etti. Sorduğu soru bugün hâlâ geçerlidir: bir nesneyi sanat yapan şey, sanatçının onu yapması mı, yoksa seçmesi midir? Duchamp buna “hazır nesne” adını verdi. İşin ironisi, orijinal eserin kaybolmuş olmasıdır; bugün müzelerde gördüğünüz bütün örnekler 1960’larda yapılmış kopyalardır. Yani bir kopyalar dizisi, tek bir orijinali olmayan bir başyapıt olarak sergileniyor.
2. Soru
Jackson Pollock, tuvali şövaleye koymayı bırakıp yere serdi. Bu tercih neyi değiştirdi?
Cevabı gör
Resmin dört bir yanından çalışabilmesini — yani resmin bir “üstü” olmaktan çıkmasını.
Pollock tuvalin etrafında yürüyor, boyayı fırçayla sürmek yerine sopa ve kutularla akıtıyordu. Kendi deyimiyle resmin içinde olmak istiyordu. Sonuçta ne merkez ne kenar kalır; yüzeyin her yeri eşit derecede yoğundur. Bunun rastlantı olduğu söylendiğinde itiraz etti: akışı kontrol ettiğini, kazaya inanmadığını söyledi. 1949’da bir dergi onu kapağa taşıyıp Amerika’nın yaşayan en büyük ressamı olup olmadığını sorunca ülke çapında tanındı — bu, bir sanatçının ilk kez bu ölçekte medya ünlüsüne dönüşmesiydi. Şöhret ona iyi gelmedi; kırk dört yaşında bir trafik kazasında öldü.
3. Soru
Mark Rothko, New York’ta lüks bir restoran için büyük bir dizi resim yapmak üzere dönemin en yüksek ücretlerinden birini aldı. Sonra ne yaptı?
Cevabı gör
Parayı geri verdi ve resimleri teslim etmedi.
Rothko işi kabul ederken içinden geçeni bir gazeteciye anlatmıştı: yemek yiyenlerin iştahını kaçıracak bir şey yapmak istiyordu. Ama restoran açıldıktan sonra oraya bir müşteri olarak gidip ortamı görünce fikrini değiştirdi; resimlerinin bir dekor parçasına indirgeneceğini anladı ve sözleşmeyi bozdu. Bu resimler yıllar sonra bir müzeye bağışlandı. Sevk edilen sandıklar müzeye ulaştığında tarih, Rothko’nun öldüğü gündü. Rothko resimlerinin renk denemesi olarak görülmesine hep karşı çıktı; onların acı, coşku ve ölüm gibi temel insan duygularını anlattığını söylerdi.
4. Soru
Andy Warhol 1962’de otuz iki adet çorba konservesi resmetti. Neden tam otuz iki?
Cevabı gör
Çünkü markanın o tarihte tam otuz iki çeşidi vardı.
Her tuval bir çeşidi gösterir; ne fazla ne eksik. Kişisel tercih, kompozisyon, hiyerarşi yoktur — bir kataloğun mantığı vardır. Warhol’a neden çorba diye sorulduğunda yirmi yıl boyunca her gün aynı öğle yemeğini yediğini söylemiştir. Galeri sergisi öyle tepki çekti ki karşı sokaktaki bir dükkân vitrinine gerçek konserveleri dizip “biz bunları çok daha ucuza satıyoruz” yazdı. Bugün otuz iki tuval tek bir eser olarak, birlikte sergileniyor. Warhol’un asıl kırılması buradadır: sanatın konusu artık kutsal, tarihî ya da güzel olan değil, herkesin marketten aldığı şeydir.
5. Soru
Marina Abramović 2010’da üç ay boyunca bir müzede sandalyede oturdu; karşısındaki boş sandalyeye dileyen gelip oturuyor ve sanatçıyla sessizce göz göze geliyordu. Bir gün karşısına biri oturdu ve Abramović ağladı. Kimdi?
Cevabı gör
Yıllar önce ayrıldığı hayat ve sanat ortağı Ulay.
İkili on iki yıl birlikte çalışmış, ayrılığı da bir performansa dönüştürmüştü: Çin Seddi’nin iki ucundan yürüyüp ortada buluşmuş ve vedalaşmışlardı. Müzedeki o karşılaşmada Abramović kurallarını bozup elini uzattı. Görüntü kısa sürede dünyaya yayıldı. Performans toplamda yedi yüz saatten fazla sürdü; sıraya girmek için geceyi müze önünde geçirenler oldu, bazı ziyaretçiler oturur oturmaz ağlamaya başladı. Eserin malzemesi burada boya ya da mermer değil, iki insan arasındaki sürenin kendisidir.
6. Soru
Yayoi Kusama’nın bütün işlerini kaplayan puanlar nereden geliyor?
Cevabı gör
Çocukluğundan beri gördüğü halüsinasyonlardan.
Kusama küçük yaşta odanın, masa örtüsünün, sonra kendi elinin puanlarla kaplandığını görmeye başladığını anlatır. Onları resmetmek, bu görüntünün içinde boğulmak yerine onu bir düzene sokma yoluydu; buna kendini yok etme değil, kendini evrene yayma diyor. New York’ta bir dönem geçirdikten sonra Japonya’ya döndü ve 1977’den beri kendi isteğiyle bir ruh sağlığı hastanesinde yaşıyor; her sabah karşı sokaktaki atölyesine gidip çalışıyor. Aynalarla kurduğu sonsuzluk odaları bugün dünyanın en çok kuyruk oluşan sergileri arasında. Seksenli yaşlarında ulaştığı bu ün, kırk yıl görmezden gelindikten sonra geldi.
7. Soru
2018’de bir müzayedede Banksy’nin balonlu kız işi satıldı. Tokmak inip satış kesinleştiği anda ne oldu?
Cevabı gör
Eser çerçevenin içine gizlenmiş bir kesici tarafından şeritlere ayrılmaya başladı.
Düzeneği yıllar önce sanatçı kendisi yerleştirmişti. Salondakiler ne olduğunu anlamadan tablo çerçeveden aşağı sarkarken yarıya kadar dilimlendi ve orada durdu. Banksy’nin niyeti işi tamamen yok etmekti; mekanizma yarıda takıldı. Sonuç beklenenin tersi oldu: alıcı eseri almaktan vazgeçmedi, eser yeni bir adla yeniden kayda geçti ve değeri katbekat arttı. Piyasayı hedef alan bir eylem, piyasa tarafından yutulup daha pahalı bir ürüne dönüştü. Çağdaş sanatın en çok tartışılan çelişkisi tam olarak budur.
Kaç tanesini bildiniz?
Bilemediğiniz varsa hiç önemli değil — bu sitenin var olma sebebi tam olarak bu. Eserlerin görsellerini merak ediyorsanız sanatçıların ya da müzelerin kendi sayfalarından bakabilirsiniz; oralarda telifli olarak yayımlanıyorlar.
