|

Dünyevi Zevkler Bahçesi (Bosch): Üç Panelin Anlamı ve Nerede Görülür

Dünyevi Zevkler Bahçesi, Hollandalı ressam Hieronymus Bosch‘un yaklaşık 1490–1510 yılları arasında yaptığı üç panelli dev bir tablo. Solda cennet, ortada tuhaf ve çıplak insanlarla dolu bir bahçe, sağda cehennem var. Beş yüz yıldır kimse onu tam olarak çözemedi. Bugün Madrid’deki Prado Müzesi‘nde.

Bu yazıda üç panelin neyi anlattığına, kalabalığın içinde nelere bakmanız gerektiğine ve tablonun neden hala bu kadar ilgi çektiğine bakacağım.

Dünyevi Zevkler Bahçesi hakkında kısa bilgi

Dünyevi Zevkler Bahçesi, Hieronymus Bosch
Hieronymus Bosch, Dünyevi Zevkler Bahçesi, yaklaşık 1490–1510. Prado Müzesi, Madrid.
SanatçıHieronymus Bosch
TarihYaklaşık 1490–1510
TeknikMeşe panel üzerine yağlıboya, üç panel (triptik)
BoyutYaklaşık 206 × 386 cm (açıkken)
Diğer adıDünyevi Hazlar Bahçesi
DönemKuzey Rönesansı
Nerede?Prado Müzesi, Madrid

Kanatlar kapalıyken: Dünyanın yaratılışı

Dünyevi Zevkler Bahçesi'nin kapalı dış kanatları
Kanatlar kapalıyken: yaratılışın üçüncü günündeki dünya.

Tablo bir dolap gibi açılıp kapanıyor. Kanatlar kapalıyken dışarıda yalnızca gri tonlarla boyanmış bir dünya görüyoruz: Cam bir kürenin içinde, üzerinde henüz insan ve hayvan olmayan, suyla ve bitkilerle kaplı bir yeryüzü. Yaratılışın üçüncü günü. Sol üst köşede küçük bir Tanrı figürü ve Mezmurlar’dan bir satır var: “O söyledi ve oldu, o buyurdu ve yaratıldı.” Kanatlar açılınca bu gri dünya bir anda renge bürünüyor.

Üç panel ne anlatıyor?

Sol panel, cennet: Tanrı, Havva’yı Adem’e sunuyor. Çevrede hayvanlar, bir fil, bir zürafa ve pembe bir çeşme var. İlk bakışta huzurlu, ama dikkatli bakınca bir kedi fareyi ağzında taşıyor, sudan tuhaf yaratıklar çıkıyor. Kötülük daha cennette başlamış gibi.

Orta panel, bahçe: Tablonun adını veren kısım. Yüzlerce çıplak insan dev meyvelerin, kuşların ve cam kürelerin arasında oynuyor, yiyor, sevişiyor. Ortadaki havuzun çevresinde hayvanlara binmiş erkekler dönüyor. Kimse çalışmıyor, kimse düşünmüyor. Bu bir mutluluk bahçesi mi, yoksa günahın bahçesi mi, tartışma hala sürüyor.

Sağ panel, cehennem: Renkler kararıyor, şehirler yanıyor. İnsanlar dev müzik aletleriyle, bıçaklarla ve hayvanlarla cezalandırılıyor. Bahçedeki zevklerin bedeli burada ödeniyor.

Neye bakmalı?

Dev çilekler ve meyveler

Orta panelde insanlar dev çilekleri, kirazları ve böğürtlenleri taşıyor, yiyor, içlerine giriyor. Çilek, o dönem çabuk bozulan ve tadı çabuk geçen bir meyve olarak geçici zevkin simgesiydi. Bosch’un bahçesindeki mutluluk da bir çilek kadar kısa.

Ağaç adam

Cehennem panelinin ortasında gövdesi kırık bir yumurta kabuğu, bacakları ağaç gövdesi olan tuhaf bir figür var. Başını çevirmiş, bize hüzünle bakıyor. İçinde küçük bir meyhane kurulmuş. Bazı araştırmacılar bu yüzün Bosch’un kendisi olduğunu düşünüyor.

Müzik cehennemi

Cehennemin sol altında dev bir lavta, bir arp ve bir davul insanlara işkence ediyor. Bir adam arpın tellerine gerilmiş. Yere yatmış bir başka adamın kalçasına ise bir nota dizisi yazılmış. 2014’te bir üniversite öğrencisi bu notaları çalıp internette paylaştı ve “Bosch’un cehennem şarkısı” kısa sürede ünlü oldu.

Kuş kafalı canavar

Cehennemin sağ altında, kuş kafalı mavi bir yaratık bir tahtın üzerinde oturmuş insanları yutuyor, sonra da altındaki çukura bırakıyor. Başında bir kazan var. Cehennemin prensi olarak yorumlanıyor. Bosch’un en ürkütücü ve en çok taklit edilen figürlerinden biri.

Tablonun anlamı

En yaygın yorum, tablonun insanlığın düşüşünü anlattığı yönünde: Cennette başlayan hikaye, dünyevi zevklere teslim olan insanlarla sürüyor ve cehennemde bitiyor. Sağdan sola değil, soldan sağa okunan bir ahlak dersi. Ama orta panelin bu kadar neşeli ve masum görünmesi, bazı araştırmacıları Bosch’un aslında bir kayıp cenneti, günahın olmadığı bir dünya hayalini resmettiğini düşünmeye itiyor.

Tablonun adı da Bosch’tan gelmiyor, sonradan verildi. Kimin için yapıldığı kesin bilinmiyor ama bir kilise için değil, Brüksel’deki soylu Nassau ailesinin sarayı için yapıldığı düşünülüyor. 16. yüzyılın sonunda İspanya Kralı II. Felipe’nin koleksiyonuna geçti. Felipe, Bosch’un en büyük hayranıydı.

Bosch’un etkisi yüzyıllar boyunca sürdü. Kendisinden sonra gelen Pieter Bruegel, ondan çok şey öğrendi. 20. yüzyılda ise gerçeküstücüler, özellikle Salvador Dali, Bosch’u kendi öncüleri saydı. Rüya gibi, mantığı olmayan bu dünya, dört yüz yıl sonra resmin yeni dili olacaktı.

Dünyevi Zevkler Bahçesi nerede görülür?

Tablo Madrid’deki Prado Müzesi‘nde, Bosch’un eserlerinin bir arada sergilendiği salonda. Prado, Bosch’un dünyadaki en büyük koleksiyonuna sahip. Tablonun önü neredeyse her zaman kalabalık, ayrıntıları görmek için biraz sabır gerekiyor. Yanınızda küçük bir dürbün ya da telefonunuzun yakınlaştırma özelliği işinize yarar. Ziyaret bilgileri için müzenin resmi sitesine bakabilirsiniz.

Bosch ve Dünyevi Zevkler Bahçesi

Hieronymus Bosch (yaklaşık 1450–1516), bugünkü Hollanda’daki ‘s-Hertogenbosch kentinde yaşadı ve adını da bu şehirden aldı. Hayatı hakkında çok az şey biliniyor. Günlük hayatın ve dinin iç içe olduğu bir dünyada, kimsenin görmediği yaratıklar ve sahneler hayal etti. Bosch’un hayatını ve diğer önemli eserlerini Hieronymus Bosch yazımda anlattım.

Sık sorulan sorular

Dünyevi Zevkler Bahçesi’ni kim yaptı?

Hollandalı ressam Hieronymus Bosch, yaklaşık 1490–1510 yılları arasında.

Dünyevi Zevkler Bahçesi nerede?

Madrid’deki Prado Müzesi’nde, Bosch’un eserlerinin sergilendiği salonda.

Tablonun üç paneli neyi anlatıyor?

Solda cenneti, ortada dünyevi zevklere dalmış insanları, sağda cehennemi. Kanatlar kapalıyken dışta yaratılışın üçüncü günündeki dünya görünüyor.

Tablodaki notalar gerçek mi?

Cehennem panelinde bir adamın kalçasına yazılmış notalar okunabiliyor. 2014’te çalınıp internette paylaşıldı ve “cehennem şarkısı” diye ünlendi.

Özet

Bakılacak yerNeden önemli?
Dış kanatlarYaratılışın üçüncü günü, gri tonlarla
Sol panelCennette bile kötülüğün izleri
Dev çileklerGeçici zevkin simgesi
Ağaç adamBosch’un kendisi olabilir
Müzik cehennemiKalçadaki notalar çalınabiliyor
Kuş kafalı canavarCehennemin prensi

Dünyevi Zevkler Bahçesi benim için bir tablodan çok bir kitap gibi. Her seferinde başka bir sayfasını okuyorum ve hiç bitmiyor. Prado’da önünde ne kadar çok insan olsa da her biri başka bir köşesine bakıyor. Siz de önce bütüne, sonra tek tek sahnelere bakın. Bosch’un dünyası ancak yakından açılıyor.

Benzer Gönderiler