Hattuşa’da Görülmesi Gereken 15 Yapı ve Kabartma

Anadolu’da bir imparatorluğun başkentinde yürümek istiyorsanız, gidebileceğiniz en eski adres Hattuşa.

Çorum’un Boğazkale ilçesindeki bu alan, MÖ 2. binyılda Hitit İmparatorluğu’nun siyasi ve dini merkeziydi. Kent 180 hektarlık bir alana yayılıyordu ve 6 kilometre uzunluğunda sur duvarlarıyla çevriliydi. Bugün ayakta duvarlar yok denecek kadar az; ama şehrin planı, kapıları, tapınakları ve kaya kabartmaları yerinde duruyor.

Hattuşa 1986’da UNESCO Dünya Miras Listesi’ne, 2001’de ise UNESCO Dünya Belleği Programı‘na alındı. İkincisi daha az bilinir ama belki daha anlamlıdır: buradaki çivi yazılı tablet arşivi, insanlığın ortak yazılı belleğinin parçası sayılıyor. 1998’de ayrıca Millî Park statüsü kazandı.

Bir şeyi baştan söyleyeyim: Hattuşa yürüyerek gezilmiyor. Alan çok geniş ve eğimli; ziyaret güzergâhı araçla dolaşılan bir halka şeklinde. Aracınız yoksa Boğazkale’den taksi tutmanız gerekiyor. Yazılıkaya da örenyeri girişine yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta, ayrı bir durak.

Hattuşa’yı Anlamanın Anahtarı: Aşağı Şehir ve Yukarı Şehir

Kent iki ana bölgeye ayrılıyor ve bu ayrım gezinizin de omurgası:

  • Aşağı Şehir: Kentin daha eski bölümü. Büyük Tapınak burada.
  • Yukarı Şehir: Daha geç dönemde genişletilen, yamaç boyunca yükselen bölge. Anıtsal kapılar, tapınak alanı ve surlar burada.
  • Büyükkale: İki bölgenin arasında yükselen kaya kütlesi. Kral sarayı ve devlet arşivleri burada.
  • Yazılıkaya: Kentin dışında, 2 km kuzeydoğuda. Açık hava tapınağı.

1. Aslanlı Kapı

Hattuşa’nın simgesi. Yukarı Şehir’in batı surlarında, iki yanında kükreyen aslan kabartmalarıyla duruyor. MÖ 1300 dolaylarına tarihleniyor.

Burada neye bakmalı?

Aslanların ifadesine ve konumuna. Bunlar dekorasyon değil, koruyucu figürler. Hitit inancında kapı eşiği tehlikeli bir yerdi; içeriyle dışarı arasındaki sınırı kötü güçlerden korumak gerekiyordu.

Bir de kapının parabolik kemer biçimine bakın. Hitit mimarisinde kapılar bu karakteristik sivri formu alır — Mezopotamya ya da Mısır’daki hiçbir şeye benzemez.

2. Kral Kapı

Yukarı Şehir’in doğu tarafında, Aslanlı Kapı’nın karşılığı. Adını iç yüzündeki kabartmadan alıyor — uzun süre bir kral tasviri sanıldığı için.

Burada neye bakmalı?

Kabartmanın kendisine — ama şunu bilerek: figürün kral değil, silahlı bir tanrı olduğu kabul ediliyor. Boynuzlu başlık Hitit ikonografisinde tanrısallığın işareti.

Yerindeki kabartma bir kopya; özgün eser Anadolu Medeniyetleri Müzesi‘nde. Hattuşa’yı gezdikten sonra Ankara’ya uğrarsanız aynı figürü bu kez korunaklı hâliyle görürsünüz.

3. Yerkapı ve Sfenksli Kapı

Kentin en yüksek noktası ve mühendislik açısından en şaşırtıcı yapısı. Hititler burada doğal bir tepeyi yetmezmiş gibi görüp yapay bir toprak set inşa etmişler. Setin üzerinde Sfenksli Kapı yer alıyor.

Burada neye bakmalı?

Önce aşağıdan yukarı bakın: setin taş kaplı eğimi neredeyse bir piramit yüzeyi gibi. Sonra yukarı çıkıp manzaraya bakın — bütün kent ayaklarınızın altında.

Şunu düşünün: bu set savunma için gerekli değildi, tepe zaten yüksekti. O hâlde neden yapıldı? Muhtemel cevap gösteri. Kente uzaktan yaklaşan biri, önce insan eliyle yükseltilmiş bu dev seti görüyordu.

4. Yerkapı Poterni

Hattuşa’nın en sevilen anı burada yaşanıyor. Yerkapı setinin altından geçen, yaklaşık 70 metre uzunluğunda taş bir tünel var ve içinden yürünebiliyor.

Burada neye bakmalı?

Tavana. Tünel, üçgen kesitli bir yalancı kemerle örtülü — yani gerçek kemer değil, taşların birbirine doğru kademeli yaklaştırılmasıyla oluşturulmuş bir örtü sistemi. Kemer henüz icat edilmemişken üstteki tonlarca toprağı taşımanın yolu buydu.

Üç bin beş yüz yıllık bir tünelin içinde yürümek, bu yazıdaki hiçbir vitrinin veremeyeceği bir duygu veriyor.

5. Sur Rekonstrüksiyonu

Aşağı Şehir’de, özgün teknikler kullanılarak yeniden inşa edilmiş bir sur bölümü bulunuyor: taş temel üzerine kerpiç duvar, ahşap hatıllar.

Burada neye bakmalı?

Yüksekliğe ve malzemeye. Örenyerinde gördüğünüz alçak taş sıraları aslında temeller; asıl duvarlar kerpiçten yükseliyordu ve çok daha yüksekti. Kerpiç zamanla eridiği için bugün yalnızca taş kaideler kaldı.

Bu rekonstrüksiyona bakmadan alanın geri kalanını gezmeyin. Gördükten sonra bütün o taş sıraları farklı okumaya başlıyorsunuz.

6. Büyük Tapınak

Aşağı Şehir’deki en büyük yapı ve Hattuşa’nın en iyi korunmuş tapınağı. Fırtına Tanrısı ve Arinna’nın Güneş Tanrıçası’na adanmıştı — Hitit panteonunun en üst iki figürü.

Burada neye bakmalı?

Tapınağı çevreleyen depo odalarına. Yapının etrafında sıra sıra mekân var ve bunların çoğu ambardı; içlerinde dev küpler duruyordu, bazıları hâlâ yerinde.

Bu ayrıntı önemli: Hitit tapınağı yalnızca ibadet yeri değildi. Aynı zamanda bir ekonomik kurumdu — tahıl depoluyor, üretim yapıyor, personel çalıştırıyordu. Tapınak, devletin bir organıydı.

7. Yeşil Taş

Büyük Tapınak’ın içinde, tek başına duran yeşilimsi bir küp taş. Hattuşa’nın en çok fotoğraflanan ve en az anlaşılan nesnesi.

Burada neye bakmalı?

Yüzeyin parlaklığına — binlerce elin dokunmasından. Ne olduğu konusunda kesin bir cevap yok: kült nesnesi mi, bir heykelin kaidesi mi, yoksa sonradan getirilmiş bir taş mı, bilinmiyor.

İnternetteki “dilek taşı” ve enerji hikâyelerine itibar etmeyin; bunların arkeolojik bir dayanağı yok. Ama bir arkeoloji alanında hâlâ cevabı bilinmeyen bir şeyin önünde durmak da kendi başına güzel bir deneyim.

8. Büyükkale

Kentin üzerinde yükselen kaya kütlesi ve Hitit krallarının sarayı. Avlular, kabul salonları, konut birimleri ve arşiv yapıları burada bulunuyordu.

Burada neye bakmalı?

Konuma. Büyükkale, kentin her yerinden görülüyor ve kentin her yerini görüyor. Hitit sarayı topografyayı kullanarak kendini kentin üzerine yerleştirmiş.

Ve asıl önemlisi: Hitit tarihi hakkında bildiğimiz hemen her şey buradan çıkan tabletlerden geliyor.

9. Tablet Arşivleri ve Kadeş Antlaşması

Hattuşa kazılarında on binlerce çivi yazılı kil tablet bulundu. Bunlar Hititlerin hukuk, ekonomi, din ve diplomasi sistemlerini bugüne taşıdı. UNESCO Dünya Belleği kaydı da bu arşiv sayesinde.

En ünlüsü: Kadeş Antlaşması. MÖ 1274’te Hititlerle Mısırlılar arasında imzalanan bu metin, dünya tarihindeki ilk yazılı barış antlaşmalarından biri kabul ediliyor.

Burada neye bakmalı?

Örenyerinde tabletlerin kendisini göremezsiniz — bulundukları yerleri görürsünüz. Tabletler müzelerde: Kadeş Antlaşması tableti İstanbul Arkeoloji Müzeleri‘nde, Mısır Kraliçesi Naptera’nın Hitit Kraliçesi Puduhepa’ya yazdığı dostluk mektubu Anadolu Medeniyetleri Müzesi‘nde.

Bir tanesi de bambaşka bir yerde: Hattuşa’da bulunan ve Troya’dan söz eden tablet, bugün Troya Müzesi‘nde sergileniyor. Yani buradan çıkan bir belge, Homeros’un anlattığı kentin gerçekliği tartışmasının merkezinde duruyor.

10. Yukarı Şehir Tapınak Bölgesi

Yukarı Şehir’de onlarca tapınak kalıntısı yan yana duruyor. Bu yoğunluk Hattuşa’yı diğer Tunç Çağı başkentlerinden ayıran özelliklerden biri.

Burada neye bakmalı?

Sayıya. Neden bu kadar çok tapınak? Cevap Hitit dininin yapısında: Hititler fethettikleri toplulukların tanrılarını kendi panteonlarına dahil ediyorlardı. Bu yüzden Hitit dini için “bin tanrılı halk” tanımı kullanılır.

Yani bu tapınaklar yalnızca dinî yapı değil; imparatorluğun ne kadar çok halkı kapsadığının haritası.

11. Yazılıkaya A Odası: Tanrılar Geçidi

Hattuşa’nın 2 kilometre kuzeydoğusundaki Yazılıkaya, doğal kaya yarıklarından oluşan bir açık hava tapınağı. Hattuşa’nın purulliya bahar bayramı ritüellerinin burada gerçekleştirildiği düşünülüyor.

A Odası’nın kaya duvarlarına 90’dan fazla tanrı ve tanrıça kabartma olarak işlenmiş.

Burada neye bakmalı?

Yürüyüş yönüne. Figürler iki duvardan karşılıklı ilerliyor: solda erkek tanrılar, sağda tanrıçalar. İki alay dibindeki duvarda buluşuyor — Fırtına Tanrısı Teşup ile Tanrıça Hepat karşı karşıya.

Bu bir tören sahnesi değil, taşa kazınmış bir panteon şeması. Kim kimin yanında duruyor, kim önde, kim arkada — hepsi Hitit dininin hiyerarşisini gösteriyor.

12. On İki Yeraltı Tanrısı

Yazılıkaya’nın en çarpıcı kabartma grubu. Aynı biçimde yontulmuş, orak benzeri silahlar taşıyan on iki figür, tek sıra hâlinde ilerliyor.

Burada neye bakmalı?

Tekrara. On iki figür neredeyse birbirinin aynısı: aynı duruş, aynı adım, aynı silah. Bu, Hitit kabartma sanatının en güçlü etkiyi yarattığı andır — tekrar, ritim üretiyor.

Modern bir izleyici olarak buna bakarken çizgi filmdeki yürüyüş döngülerini düşünmemek zor. Üç bin yıl önce de aynı şey yapılmış: hareketi anlatmanın yolu, aynı biçimi tekrar etmek.

13. Yazılıkaya B Odası: Şarruma ve IV. Tudhaliya

Daha dar, daha kapalı ve daha etkileyici ikinci oda. En ünlü kabartması burada: Tanrı Şarruma, Kral IV. Tudhaliya’yı kucaklıyor.

Burada neye bakmalı?

Kolun konumuna. Tanrı, kralın omzundan dolanıp bileğini tutuyor. Bu bir koruma jesti ve Hitit sanatının en insani anlarından biri.

Ölçek farkına da dikkat edin: tanrı krala göre belirgin biçimde büyük. Mezopotamya ve Mısır sanatında olduğu gibi burada da boyut, statüyü gösteriyor. Ama bu sahnenin yumuşaklığı, aynı dönemin savaş kabartmalarından tamamen farklı bir dil kuruyor.

14. Boğazköy Müzesi

Boğazkale ilçe merkezindeki müze 12 Eylül 1966’da açıldı ve 2011’de yeniden düzenlendi. Kalkolitik Çağ’dan başlayan koleksiyonuyla, örenyerinde gördüklerinizi tamamlıyor.

Burada neye bakmalı?

Küçük buluntulara: mühürler, kaplar, figürinler, tabletler. Örenyerinde mimariyi görüyorsunuz; burada o mimarinin içinde yaşayan insanların eşyalarını.

Müzeyi önce gezmek daha iyi olur. Hititlerin kim olduğunu bilmeden alana çıkarsanız, taş temellerin arasında ne aradığınızı bilemezsiniz.

15. Sanal Gerçeklik Uygulaması ve Vadi Manzarası

Hattuşa’nın en büyük zorluğu şu: ayakta yapı yok. Ziyaretçi taş temellere bakıp şehri kafasında kurmak zorunda kalıyor.

Bu sorun için sanal gerçeklik uygulaması geliştirildi ve ziyarete açıldı: kentin 3.500 yıl önceki hâli üç boyutlu olarak canlandırılıyor. Ayrıca Hattuşa ile Yazılıkaya arasındaki Budaközü Vadisi’ne yürüyüş yolu ve seyir terası düzenlemesi yapılıyor.

Burada neye bakmalı?

Uygulamayı gezinin ortasında kullanın, başında değil. Önce kendi gözünüzle bakın, hayal etmeye çalışın, sonra canlandırmayı izleyin. Aradaki fark, alanı hatırlamanızı sağlayan şey olacak.

Hattuşa’yı Nasıl Gezmek Gerekir?

Ziyaret güzergâhı araçla dolaşılan bir halka. Önerdiğim sıra:

Boğazköy Müzesi → Aşağı Şehir ve Büyük Tapınak → sur rekonstrüksiyonu → Yukarı Şehir tapınakları → Aslanlı Kapı → Yerkapı ve potern tüneli → Kral Kapı → Büyükkale → Yazılıkaya

Yazılıkaya’yı sona bırakmak önemli. Kentin planını, tapınaklarını ve ölçeğini gördükten sonra kabartmaların önüne geçmek çok daha anlamlı oluyor.

Alan 3–4 saat istiyor. Yürüyüş ayakkabısı, su ve şapka şart — gölge yok ve yazın çok sıcak. Bahar ve sonbahar en iyi mevsimler.

Araba olmadan gezilir mi?

Zor. Ziyaret halkası birkaç kilometre uzunluğunda ve eğimli; yazın yürüyerek tamamlamak çok yorucu olur. Aracınız yoksa Boğazkale’den taksi tutabilirsiniz. Ankara’dan günübirlik gelenler genellikle kendi araçlarıyla ya da turla geliyor.

Yazılıkaya ayrı bir yer mi?

Evet, örenyeri girişinden yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta ayrı bir alan. Ama Hattuşa ziyaretinin ayrılmaz parçası; ikisini birlikte planlayın. Hattuşa’ya gidip Yazılıkaya’yı görmeden dönmek, yazının en başındaki kabartmaları kaçırmak demek.

Ankara’dan günübirlik gidilir mi?

Gidilir. Hattuşa, Ankara’nın yaklaşık 200 kilometre doğusunda. Erken çıkarsanız alanı ve Yazılıkaya’yı rahatça gezip dönebilirsiniz. Ankara’ya döndüğünüzde Anadolu Medeniyetleri Müzesi‘ni de programa alırsanız, Hitit dünyasını hem yerinde hem müzede görmüş olursunuz — ama ikisi aynı güne sığmaz, ayrı günlere bölün.

Hattuşa Ziyaret Bilgileri

Adres: Boğazkale, Çorum.

Ziyaret saatleri: Yaz ve kış dönemlerinde farklı uygulanıyor; yaz aylarında akşam saatlerine kadar açık kalırken kışın kapanış öne çekiliyor. Alan geniş olduğu için kapanıştan en az üç saat önce girmeyi planlayın. T.C. vatandaşları için Müzekart geçerli.

Kısaca Hattuşa

İlÇorum
İlçeBoğazkale
DönemHitit İmparatorluğu, MÖ 2. binyıl
Alan180 hektar, 6 km sur duvarı
UNESCO Dünya Mirası1986
UNESCO Dünya Belleği2001
Millî Park statüsü1998
Yeniden keşif1834, Charles Texier
Kazılar1906’dan beri, Alman Arkeoloji Enstitüsü
Mutlaka görülmeliAslanlı Kapı, Yerkapı poterni, Büyük Tapınak, Yazılıkaya
Önerilen süre3–4 saat
UlaşımAraç gerekli

Hattuşa’dan ayrılırken insanın aklında kalan şey bir yapı değil, bir ölçek duygusu oluyor.

Çünkü burada gördüğünüz taş sıraları, Mısır’la antlaşma imzalayan, Babil’i alan, kendi hukukunu yazan bir imparatorluğun başkentiydi. Sonra imparatorluk çöktü, kent terk edildi ve adı üç bin yıl boyunca unutuldu. 1834’te bir Fransız gezgin buraya geldiğinde, kimse bu taşların kime ait olduğunu bilmiyordu.

Hititleri bugün tanıyorsak, bunun sebebi anıtları değil. Arşivleri. Sarayları çöktü, tapınakları yıkıldı, surları eridi — ama kil tabletler kaldı. Ve bir uygarlık, yazdıkları sayesinde geri döndü.

Hitit dünyasının müzelerdeki karşılığı için Anadolu Medeniyetleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri ve Troya Müzesi yazılarıma, Türkiye’deki tüm müzeler için Türkiye Müzeleri bölümüne bakabilirsiniz.

Similar Posts